Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10742 E. 2025/3289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10742
- Karar No
- 2025/3289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4663 E. 2020/896 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve uzun yargılama nedeniyle 1.358.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek en yüksek kredi faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; manevi tazminat miktarının "50.000,00 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ile hükmü katılma yoluyla temyiz eden davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, uzun yargılama nedeniyle ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/192 Esas –2019/15 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 14/06/2017 - 29/12/2017 tarihleri arasında 198 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11/01/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "50.000,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olup, davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının "50.000,00 TL" olması sebebiyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.