Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10513 E. 2025/2953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10513
- Karar No
- 2025/2953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/106 E., 2020/1727 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve el koyma nedeniyle 82.500,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 62.055,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminat miktarının 6.139,96 TL ve manevi tazminat miktarının 45.000,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; gelir kaybının son aldığı maaş üzerinden hesaplanması gerektiğine, manevi tazminat miktarın düşük olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna, davanın reddedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/22664 soruşturma, 2018/71708 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-23.02.2017 tarihleri arasında 193 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 28.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının kamu görevinden çıkarılması nedeni ile aldığı son net maaş miktarı dikkate alınarak hesaplanacak gelir kaybının maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, el konulduğunu belirttiği silahların bedeline ilişkin tazminat talebi bakımından ise 667 sayılı KHK ile ruhsatların iptali ile silahların emniyete teslimine ilişkin yazı üzerine silah ve av tüfeğinin emniyete teslim edildiği anlaşıldığından KHK kapsamında yönetsel bir işlem olduğundan maddi tazminat kapsamında değerlendirilmediği, davacının tutuklandığı tarihteki mali ve sosyal durumu, yaşı ve soruşturma sürecindeki gözaltı ve tutukluluk süresi, takipsizlik kararıyla soruşturmanın sonuçlanması gibi hususlar birlikte değerlendirilerek manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki sürede net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek maddi tazminat miktarının 6.139,09 TL'ye indirilmesi ve hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olması nedeniyle manevi tazminat miktarının da 45.000,00 TL'ye indirilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Dairemizce UYAP sistemi üzerinden temin edilen SGK hizmet bilgisi evrakında davacının kamu çalışanı sorgu sonucuna göre "aktif sigortalı çalışan" olarak görünmesi nedeniyle göreve iade edilip edilmediğinin araştırılması ve iade edildiğinin anlaşılması halinde maddi zararının idari yollardan talep etmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerinin infaz görüp görmediğinin ilgili cezaevi müdürlüğünden sorularak sonucuna göre tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3.Maddi tazminatın, davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "7.602,74" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "6.139,96" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, eksik manevi tazminata hükmolunması, 4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.