Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10402 E. 2025/2800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10402
- Karar No
- 2025/2800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3962 E., 2020/1475 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 9.801,75 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 7.590,86 TL'ye, manevi tazminatın 17.500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/151 Esas, 2018/218 Karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.07.2016 - 21.02.2017 tarihleri arasında 214 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 21.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluğun infaz edildiği ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarının indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.07.2016 - 21.02.2017 tarihleri arasında 214 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 9.801,75 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 7.590,86 TL'ye, manevi tazminatın 17.500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, hükmedilen toplam 25.090,86 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile hükmedilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.