Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10380 E. 2025/3161 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10380
Karar No
2025/3161
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5005 E., 2020/1355 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 144.937 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile kazanç kaybı olarak belirlenen 12.289,26 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 09/11/2016, vekalet ücretine ve masrafa ilişkin olarak ödenen toplam 10.000 TL'nin, 6.000 TL bakımından 12/06/2017, 2.000 TL bakımından 08/11/2018 ve 1500 TL bakımından 10/12/2018, masraf için ödenen 500 TL için 21/09/2017 tarihinden itibaren ve 8.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminata ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp, yerine "Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kazanç kaybı olarak belirlenen 12.083,33 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine'' hükmedilip, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, avukatlık vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/441 Esas – 2018/658 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.11.2016 - 01.08.2017 tarihleri arasında 265 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.12.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının gözaltında ve tutuklu olduğu dönem için net asgari ücrete göre, vekalet ücreti yönünden de dosya kapsamındaki makbuzlara göre belirlenen miktarın maddi tazminat kapsamında hükmedilmesi gerektiği kabulüyle, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince, tazminata konu olan dosyada davacıya (sanığa) vekalet ücreti olarak 4.360 TL ödenmiş olduğu, davacının bu miktarı daha önce aldığı, 4.360 TL'yi aşan kısmın da özel hukuk ilişkisi niteliğinde olduğu ve ödenmemesi gerektiği, bu durumda davacının vekalet ücretinden dolayı ödemiş olduğu miktarların tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğinden bahisle, maddi tazminata ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp yerine, "Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kazanç kaybı olarak belirlenen 12.083,33 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine'' olarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10380, K. 2025/3161, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10380-e-2025-3161-k-1b5439944319