Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10248 E. 2025/2634 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10248
Karar No
2025/2634
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/ 2287 E., 2020/ 390 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı- tutukluluk ve uzun yargılama nedeniyle nedeniyle 66.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın gözaltından tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, davacının vekalet ücreti, duruşmalara katılım için harcadığı yol masrafı gibi birçok zararı bulunduğuna, maddi tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı olduğuna ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi, davanın reddi gerektiğine, manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/217 Esas ve 2018/ 343 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 23.08.2016-02.02.2017 tarihleri arasında 163 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 11.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek,davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürede 2/3 oranında maaşını aldığı, bu ücretin o tarih itibariyle asgari ücreti karşıladığı ve yine talebine konu avukatlık ücretine ilişkin beraat ettiği mahkeme kararı ile davacı sanık lehine vekalet ücreti takdir ettiği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine , manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasındaki manevi tazminat miktarının '' 15000,00 TL'' vekalet ücretinin '' ''1800,00TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Tazminat talebinin dayanağı olan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ,

2-Tutuklama ve tahliye müzekkeresinin, gözaltına alma-serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

3-Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10248, K. 2025/2634, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10248-e-2025-2634-k-4fc5878ed042