Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10091 E. 2025/2650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10091
Karar No
2025/2650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1913 E. 2020/578 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı ve el koyma nedeniyle 1.000,00TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine,1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "500,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hukuka aykırı karar verildiğine, maddi tazminat talebinin kabulü gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, el koyma nedeniyle ayrı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/28290 numara sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 03/09/2018 günü saat:12:00'da yakalanarak gözaltına alındığı, saat:13:00'da gözaltından çıkarılarak Cumhuriyet Savcısının talimatı ile mevcutlu olarak Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği anlaşılmış, aynı gün adli kontrol talebiyle Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, adli kontrol talebinin aynı tarihli 2018/207 sorgu sayılı değişik iş kararıyla reddedildiği ve davacının salıverildiği, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 06/02/2019 kesinleştiği, göz altı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, göz altı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; davacının Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 25/1/2024 tarihli 2020/25956 Başvuru numaralı kararı ile "...Somut olayda Ağır Ceza Mahkemesi; tazminat talebinin dayanağı olan ceza davasında beraat etmiş olması nedeniyle başvurucu lehine maktu vekâlet ücretine hükmedildiği, maktu vekâlet ücretini aşan kısmın başvurucu ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, dolayısıyla maktu vekâlet ücretini aşan kısmın maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle maddi tazminat talebini reddetmiştir. Bu gerekçe İstinaf Dairesince de yerinde bulunmuştur. Ne var ki başvurucu hakkındaki soruşturma kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ile sonuçlandığı için tazminat davasına konu olayda ne kovuşturma yürütülmesi ne de başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi söz konusudur. Bu bakımdan Ağır Ceza Mahkemesi; başvurucunun tazminat talebini, maddi zararın gerçekliği, gerekliliği ve makullüğü konusunda değerlendirme yapmadan ilgisiz bir gerekçeyle reddetmiştir. Açıklanan gerekçelerle haksız gözaltı işleminden doğan maddi zararın tazmini talebinin reddi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak aynı maddenin dokuzuncu fıkrası yönünden ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından dosyanın mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde 27/09/2024 tarihli 2024/320 Esas-2024/381 Karar sayılı ilamı ile davacının tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği ancak davacının avukatlık ücretine dair talebinin 500,00 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi ve Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm'ün 25/01/2024 tarih 2020/25956 başvurusu numaralı yeniden yargılamaya ilişkin kararının sınırları dahilinde yeniden yargılama yapılarak davacının avukatlık ücretine ilişkin talebinin kabulü ile 500,00 TL maddi tazminatın 15/01/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiziyle birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10091, K. 2025/2650, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10091-e-2025-2650-k-4fdb189fffdb