Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10709 E. 2025/3562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10709
Karar No
2025/3562
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/95 E. 2020/1742 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 40.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.087,11 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; manevi tazminat miktarının "10.000,00 TL" ve vekalet ücretinin "1.810,45 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/55198 Sor. sayılı soruşturma dosyası kapsamında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15/11/2016 - 07/03/2017 tarihleri arasında 112 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 04/06/2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık bulunmasa da; Dairemizce UYAP üzerinden yapılan araştırmada ihraçtan sonra OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonunun 30/01/2020 tarih ve 538 sayılı kararı gereğince göreve iade edildiği anlaşılan davacının maaşının geriye dönük olarak idare tarafından ödeneceği dolayısıyla maddi zararı bulunmadığı ve maddi tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşılmış ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz sebebi de bu itibarla yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10709, K. 2025/3562, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10709-e-2025-3562-k-e35f80d2b493