Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10050 E. 2023/5764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10050
- Karar No
- 2023/5764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4546 E., 2020/1600 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02.07.2020 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 03.07.2020 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 07.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 06.07.2017-18.01.2018 tarihleri arasında haksız şekilde gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 26.04.2018 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 17.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu istenilen tazminatın fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2018/299 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/4546 Esas, 2020/1600 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2021 tarihli 2020/66632 sayılı tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının kazancının asgari ücretten daha fazla olduğuna dolayısıyla hükmedilen maddi tazminatın az olduğuna ve manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. 2. Davalı vekilinin temyiz istemi; tutuklama işleminin keyfi olmadığına ve tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Mahkeme gerekçesinde "..Davacının Suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak ve suçlamasıyla 17/07/2018 tarihinde tutuklanıp 17/07/2017 ile 18/01/2018 tarihleri arasında 196 gün (gözaltı-tutuklu) süre ile tutuklu kaldıktan sonra beraat ettiği anlaşılmakla CMK 141/1-e maddesi kapsamında kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra beraat etmesi nedeniyle tazminat talep edebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığı, davacının sosyal ve ekonomik durumu, mesleki uğraşı, gelir düzeyi, tutuklu kaldığı süre, atılı suçun niteliği, gözetilerek, Davacı vekilinin davacı yönünden maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi neticesinde, davacı vekilinin maddi tazminat talibenin KISMEN KABULÜ ile uzman bilirkişi ... tarafından hesaplanan 8.547,54 TL maddi tazminatın talep gibi Beraat kararının verildiği tarih olan 26/04/2018'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı vekilinin davacı yönünden manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, Atılı suçun niteliği, atılı suçun toplumda tepki uyandıran suçlardan oluşu, tutuklanış şekli ile tutuklu kaldığı süre, davacı hakkında yapılan işlemin niteliği, cezaevinde tutuklu kaldığı süre, cezaevinde tutuklu kaldığı sürede duymuş olduğu elem, acı ve üzüntü ile tayin edilecek manevi tazminatın hüküm tarihine kadar işleyecek olan yasal faiz getirisi ile hak ve nesafet kurullarına göre verilecek tazminatın zenginleşmeye neden olmaması kuralı da gözetilerek, takdiren 8.500,00 TL manevi tazminatın beraat kararının verildiği tarih olan 26/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi uygun görülmekle oy birliği ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarının 9.151,95 TL, manevi tazminat miktarının 12.000,00 TL ve vekalet ücretinin ise; 3.172,79 TL şeklinde değiştirilmesi suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine yönelik karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/545-2018/256 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amaacıyla kurulan örgüte üye olmak ve 7258 sayılı yasaya muhalefet suçlarından 06.07.2017-18.01.2018 tarihleri arasında 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 08.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1.Asgari ücretten fazla geliri olduğuna yönelik belge sunmayan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1. Davacının hangi suç veya suçlardan gözaltına alındığının tespiti amacıyla gözaltına giriş-çıkış evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiği ile tutuklulukta geçen sürelerin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumlarından sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, davalı vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüştür. 2. Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının yeteriz oluşu bozma konusu yapıldığından davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı ve davacı vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/4546 Esas, 2020/1600 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.