Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10040 E. 2023/3384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10040
- Karar No
- 2023/3384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4962 E., 2020/1024 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 22.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiası ile İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 03.02.2016 tarihli kararı ile tutuklandığını, 10.01.2017 tarihinde tahliye edildiğini, davacı hakkında Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/26 Esas, 2018/64 Karar sayılı dosyasında atılı suçtan beraatine karar verildiğini belirtmiş, bu kapsamda davacının haksız bir tutuklama nedeni ile uğramış olduğu maddi ve manevi kayıpları için 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 09.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; süre, yetki, mükerrer dava ve mahsup yönünden araştırılma yapılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, faiz talep edilemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/247 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2019/4962 Esas, 2020/1024 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açıldığına ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/26 Esas 2018/64 Karar sayılı dosyası tarafından gerek fiziken gönderilen gerekse UYAP ortamından gönderilen evrakların ve dava dosyasının incelenmesinde; davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 03/02/2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı tarihte tarihinde tutuklandığı, 10/01/2017 tarihinde tahliye edildiği, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/26 Esas 2018/64 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, verilen kararın istinaf edilmeden 16/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarının CMK nun 142. maddesinde belirtildiği üzere, kesinleşme şerhinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılması gerekmektedir. Davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşme tarihinin 16/03/2018 ve dava tarihinin 22/03/2019 olduğu dikkate alındığında davanın CMK nun 142/1 maddesinde belirtilen her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yasal süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/26 Esas - 2018/64 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 03.02.2016 - 10.01.2017 tarihleri arasında 342 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 16.03.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır. 2. Davacı hakkında 08.03.2018 tarihinde verilen hükmün 16.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenleme uyarınca 1 yıllık süre geçtikten sonra 22.03.2019 tarihinde dava açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı vekilinin davanın süresinde olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Hüküm duruşmasında hazır bulunduğu anlaşılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2019/4962 Esas, 2020/1024 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.