Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9688 E. 2024/2845 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/9688
- Karar No
- 2024/2845
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/131 E., 2016/40 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... MÜŞTEKİ :... Turizm Nakliyat Petrol İnşaat Gıda Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılan sanık ve müşteki müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili ve katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında işlenen fiile orantısız şekilde az miktarda cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi, sanık ... hakkında ise verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olduğundan dosyanın incelenmeksizin iadesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sundukları delillerin toplanmadığına, katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz isteği, bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz isteği, işlenen fiile orantısız şekilde az miktarda cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, katılan sanık ve müşteki vekilinin temyiz isteği, kusurun tamamen sanığa ait olduğuna, işlenen fiile orantısız şekilde az miktarda cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırılığına ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın idaresindeki kamyon ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda sağ şeritte seyrederken, olay mahalline geldiğinde, aracının sağ ön, sağ ön kapı ve sağ kamyon kasası kısmıyla, önünde bir kısmı sağ şeritte bulunan park halindeki otobüsün arka sol köşe kısmına çarpmasıyla, bir kişinin ölümüne ve beşi nitelikli olmak üzere sekiz kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mahkemece 08.12.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi raporu esas alınarak, asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Kazaya karışan... plakalı otobüsün sürücüsü ... hakkında mahkemece incelemeye konu aynı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, karara yapılan itiraz üzerine 29.03.2016 tarihli mercii kararı ile kararın kaldırıldığı, söz konusu mercii kararına yapılmış bir itirazın yahut temyizin söz konusu olmadığı zira dosyada bu hususa ilişkin mevcut taleplerin anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair karardan önceki tarihli oldukları dolayısıyla bahsi geçen konuda herhangi bir talebin bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki iade görüşüne katılmak mümkün görülmemiştir. A)... Yönünden Temyiz dışı katılan sanık ... idaresindeki aracın sahibi olan ...'nin meydana gelen olaydan doğrudan zarar görmediği gibi, sanığın kendilerine yönelik bir eylemi de bulunmadığı, üstelik kendileri hakkında verilmiş bir katılma kararının da olmadığının anlaşılması karşısında, davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakları bulunmayan müştekilerin adına talepte bulunan vekillerinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Diğer Temyiz Edenler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii, katılan sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili ve katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin ayrı ayrı reddine, ancak; 1-)Asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne ve beşi nitelikli olmak üzere sekiz kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereği iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi, 2-)Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili ve katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.