Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/288 E. 2024/3403 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/288
Karar No
2024/3403
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/37 E., 2016/221 K. KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama Sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde; sanık müdafiinin yüzüne karşı, 01.06.2016 tarihli celse verilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.06.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekillerinin tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ... ve Miyase Nehir vekilinin temyiz sebepleri; tayin olunan temel ceza miktarı ve bilinçli taksir sebebiyle yapılan arttırımın eksik olduğu, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri, ceza miktarına ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, bilinçli taksirin oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde saat 17:15 sıralarında, sanığın idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, 7 metre genişliğinde, 50 km/s hız limiti bulunan yolda seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve refüjü aşarak ve takla atarak karşı şeride girdiği, aracının ön kısımları ile karşı şeritte seyir halinde olan ...'in idaresindeki otomobile çarptığı, sanığın aracının her iki şeritte toplam 87,50 metre fren izi ve savrulma izi bıraktığı, düzenlenen bilirkişi raporları gereği bu izlere göre hızının en az 110 km/s olduğunun tespit edildiği, kaza sebebiyle ... ile aracında yolcu olarak bulunan ... ile ...'in vefat ettiği, ...'in ise 2. denece kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda sanığın tam kusurlu olduğu ve meskun mahal içerisinde bölünmüş yolda, 50 km/s hız sınırının bulunduğu caddede 110 km hızla giden ve karşı şeride geçerek kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık müdafiinin yüzüne karşı, 01.06.2016 tarihli celse verilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.06.2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, B. Katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme yargılama giderlerinden önce gelmek üzere ''Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar ..., ..., ..., ..., ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.600 TL maktu ücretin Maliye Hazinesinden alınarak katılanlara verilmesine;" ve " ''Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ve ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.600 TL maktu ücretin Maliye Hazinesinden alınarak katılanlara verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/288, K. 2024/3403, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-288-e-2024-3403-k-d3450c2e000f