Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3693 E. 2023/5005 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/3693
- Karar No
- 2023/5005
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/81 E., 2015/608 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesini dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.08.2020 tarihli ve 2016/50996 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Sanıklar Erdinç ve Mahmut'un beraatine ilişkin kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. B.Sanık ...'in temyiz isteği; 1.Adli para cezasını ödeyecek gücü olmadığına, 2.Kararın bozulması gerektiğine, 3.Yeniden yargılama yapılarak kamuya yararlı işte çalıştırılmasına karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Her ne kadar sanık ...'ın üzerine atılı tescilli taşınmaz kültür varlığına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamına göre bu sanığın suça konu taşınmazın bahçesini otopark olarak işleten sanıklar ... ve ...'nin işçisi olduğu ve onların eylemlerine katıldığına dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı vicdani kanısına varılarak sanığın sabit görülmeyen müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir. Her ne kadar sanık ...'nın üzerine atılı tescilli taşınmaz kültür varlığına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; bu sanığın hissedarı olduğu ... Kolejinin öğrencilerinin suça konu taşınmaz bahçesini teneffüs alanı olarak kullanmaları için Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan alınan izin doğrultusunda bu bahçeyi teneffüs alanı olarak kullanmak amacıyla bu sanık tarafından yaptırılmış olan saç ve demirden yapılma portatif kaldırılabilir nitelikteki yangın tahliye merdiveni ve engelli rampası ile kolejin bahçesini suça konu taşınmazın bahçesine bağlamak için arada bulunan ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere özelliksiz duvarın bir kısmının yıkılıp kot farkını gidermek için yapılan bir kaç basamağın inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olmadığı, böylece sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı vicdani kanısına varılarak müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir. İddia, savunmalar, katılan beyanı, keşif, bilirkişi raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Samsun/İlkadım ilçesinde bulunan tapunun 377 ada, 2 nolu parselinde kayıtlı korunması gerekli tescilli taşınmaz kültür varlığının bahçesini sanıklar ... ve ...'nin Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan izin almaksızın otopark olarak işlettikleri, bahçe içerisine otopark rampası yaptırdıkları ve üzerine beton döktürdükleri, böylece izinsiz olarak suça konu taşınmaza inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri vicdani kanısına varılmıştır." denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suça konu yeri ... kiralamıştı, bende onun yanında işçi olarak çalışıyordum. Suçlamalarla uzaktan yakından bir ilgim yoktur, ben 2011 yılı Mart ayı ile 2013 yılı Aralık ayına kadar burada çalıştım. Ben suça konu yerde çalıştığım da burası otopark şeklinde idi, beton dökülü vaziyetteydi. ... Koleji ile bağlantı sağlayan merdiven ise yoktu. Sanırım ben bu işyerinden ayrıldıktan sonra yapılmıştır. Atılı suçlamalar hakkında diyeceklerim bundan ibarettir, ben bu konu hakkında daha önce ifade vermemiştim." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben ... Kolej'inin ortaklarındanım , suça konu 377 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın bahçesini kolejimizin tenefüs alanı olarak kullanmak için bu taşınmazın 7 hissedarından 5'inden izin aldım, izin aldığım 5 hissedardan 4'ünün vekili şikayetçi ... idi , onlardan izin aldığım o dönemde bu taşınmazı sanıklardan ... otopark olarak işletiyordu, kendisi ile de şifahi olarak anlaştık ve burasını kolejimizin tenefüs alanı olarak kullanmak için Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü'nden izin istedik ve herhangi bir inşai ve fiziki uygulamada bulunulmadan gerekli güvenlik önlemleri alınarak bu taşınmazın bahçesini teneffüs alanı olarak kullanmamıza izin verildi, bizim bu taşınmaza yaptığımız size sunduğum 8 adet fotoğraftan da anlaşılacağı üzere yangın merdiveni ve özürlü rampasından ibarettir , bunlarında bu taşınmaz içerisinde bulunan bina ile herhangi bir bağlantısı yoktur, taşınmazın orjinalliğini bozmayan şeylerdir ayrıca saçtan yapılmışlardır, Milli Eğitim Müdürlüğü bize bu alanı tenefüs alanı olarak kullanmamız için taşınmazın tüm hissedarlarının izni gerektiğini söyleyince bizde bu taşınmaza saçtan yapmış olduğumuz bu yangın merdiveni ve özürlü rampasını kestirerek kaldırdık, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ihtimaline binaen bu kesilen kısımların bizim kolejimizin bulunduğu taşınmazdaki kısımları halen durmaktadır dedi. Karakolda verdiği 20/09/2014 tarihli ifadesi okundu, soruldu: Okunan ifadem doğrudur ayrıca şunu da ifade etmek istiyorum, biz bu alanı hiç teneffüs alanı olarak kullanamadık, Belediye görevlileri yangın merdiveni ve özürlü rampasını kaldırmamızı isteyince bunları hemen kaldırdık, ayrıca ben kolejimizin bulunduğu taşınmazda diğer ortaklarımla birlikte kiracı durumundayım, kolej binamızın sahibi suça konu olan 377 Ada, 2 Parsel nolu taşınmazı da satın aldı, bu taşınmazı da bina sahibinden kiraladı ve bu alanı da kullanmak için gerekli izinleri aldık ayrıca kolejimizin bulunduğu yerin sahibi olan Altan Hilmi Belli hakkında yine aynı yerle ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna Muhalefetten dolayı Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/26122 soruşturma sayılı dosyası bulunmaktadır dedi.Sanıktan soruldu: Benim kolejimizde herhangi bir şekilde idareci sıfatım bulunmamaktadır sadece hissedarlardan biriyim, ancak suça konu taşınmazın kolejimizin teneffüs alanı olarak kullanılması için gerekli görüşmeleri ilgililerle ben gerçekleştirdim dedi.Sanıktan soruldu: Suça konu taşınmazın teneffüs alanı olarak kullanılması ile ilgili girişimim hakkında kolejin diğer hissedarlarının bilgisi vardır ancak bu konu ile ilgili şirket olarak alınmış bir kararımız bulunup bulunmadığını bilmiyorum, araştırayım." demiştir. 4. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suça konu taşınmazın bahçesini sanık ... otopark olarak işletiyordu, sanık ... bu konuda bir kısım hissedarlar vekili olan şikayetçi ... ile kira sözleşmesi yapmış, bende ondan alt kiracı olarak burasını kiraladım, vergi mükellefi olduğum için belediyeden burayı otopark olarak işletmek üzere ruhsat aldım, ancak bu otoparkı sanık ... ile ortak işletiyorduk, sanık ... ise yanımızda işçi olarak çalışıyordu, sanık ... ile sadece bu taşınmazın yol girişine beton döktürdük, onun dışında bu taşınmaza herhangi bir müdahelemiz söz konusu olmadı, bizden önce de Çarşambalılar Derneği bu taşınmazdaki binayı lokal olarak kullandı, eğer binada herhangi bir fiziki müdahele varsa onlar zamanında gerçekleşmiştir, ben burayla ilgili ruhsat aldıktan sonra cezaevine girdim, ayrıca ruhsatımız iptal edilince de burasını işletmeyi bıraktım dedi. Savcılıkta verdiği 08/05/2014 tarihli ifadesi okundu, soruldu: Okunan ifadem doğrudur dedi. Sanıktan soruldu: ... Koleji hissedarlarından olan sanık ... benim yanıma gelerek suça konu taşınmazın bahçesini teneffüs alanı olarak kullanmak istediklerini söyledi, bende kendisine bunun benimle ilgili olmadığını, taşınmazın hissedarları ile görüşmesi gerektiğini söyledim dedi. Sanıktan soruldu: Ben suça konu taşınmazın bahçesine alt kiracı olarak ...'den kiralarken şikayetçi ... ile sanık ...'nin aralarında kira ilişkisi bulunduğunu biliyordum ancak buna dair gördüğüm yazılı bir kira kontratı yoktur ancak bir kısım hissedarlar vekili olan şikayetçi sürekli otoparka gelip gidiyor ve ... ile görüşüyordu." demiştir. 5. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, kendisini tanıdığım sanık ... yanıma gelerek suça konu taşınmazın bir kısım hissedarları ile suça konu yerin bahçesini otopark olarak işletme konusunda anlaştığını söyledi, bu arada yine kendisini tanıdığım suça konu taşınmazın bir kısım hissedarlarının vekili olan şikayetçi ...'na durumu anlattım, oda bana sen işin içindeysen olur dedi, burası kirli vaziyetteydi ayrıca bali çeken şahıslar takılıyordu , ben bu şahısları oradan uzaklaştırdım, bahçesini de temizledim, şikayetçi Ahmet Celal Hakimoğlu ile aramızda burasını otopark olarak işletme konusunda kontrat yaptık, bir süre burasını sanık ... ile ortak olarak işlettik, sanık ... yanımızda işçi olarak çalışıyordu, bu arada ... cezaevine girdi çıktı, daha sonra yanıma gelerek zaten işlettiği başka bir otopark olduğunu belirterek suça konu yerin işletilmesini de kendisine devretmemi istedi, bu konuda aramızda anlaştık, ben kendisine burasını otopark olarak işletebileceğine dair muvafakatımı içerir yazı verdim, onunla birlikte işlettiğimiz dönemde bu yerin yola giriş kısmına çamur olduğu için beton döktürdük bunun dışında bu taşınmazın bahçesine yahut binasına herhangi bir müdahalemiz söz konusu olmadı, zaten bu yerin sanık ...'e devrettikten sonra da burayla herhangi bir ilgim kalmadı dedi. Savcılıkta verdiği 26/05/2014 tarihli ifadesi okundu, soruldu: Okunan ifadem doğrudur, bahçedeki betonu biz dökmedik, daha önce bu yerdeki binayı Çarşambalılar Derneği lokal olarak işletiyordu, beton onlar döneminde dökülmüştür, biz sadece bu kısımdaki betonun bozulan yerlerini tamir ettirdik ancak bu yerin yola bağlantısı olan kısma betonu biz döktürdük ayrıca suça konu yerden ağaç kestirmedik, burada yaşlı bir çınar ağacı vardı kendiliğinden devrildi, hatta bir kısım araçlara da zarar verdi." demiştir. 6. Müşteki ... beyanında; "Konu ile ilgili savcılığa sunmuş olduğum şikayet dilekçem içeriğini tekrar ederim, ben suça konu taşınmaz hissedarlarımdan Fatma Filiz İsfendiyaroğlu'ndan noterden vekalet aldım, bir kısım hissedarlarda bana şifaen vekalet verdiler , bu yerin bahçesi ve bahçesinde bulunan bina kirlenmişti, metruk haldeydi, kendisine güvendiğim sanık ...'den bu yeri temizlemesini istedim, oda kabul etti ve bana etraftaki komşuların arabalarını bu alana park edip edemeyeceklerini sordu, bende olabileceğini söyledim, burası karanlık bir yerdi, kaçak elektirik kullanılıyordu, ben ...'nin elektirk abonesi olabilmesi için bu yerle ilgili kendisi ile inanç akdi kapsamında bir kontrat yaptım, ancak bunun karşılığı kendisinden herhangi bir para talebim olmadı, sanık ... ile de bu yerin bahçesinin kolejin teneffüs alanı olarak kullanılması hususunda görüşmemiz oldu, ancak onlarında herhangi bir ücret talebim olmadı, bu ilişki de tamamen inanç akdi çevresinde gerçekleşti, suça konu yerin bahçesine sanıklar ... ve ... tarafından beton döküldü, hatta dökülen betondan dolayı, bir kısım ağaçlar hatta büyük bir ıhlamur ağacı kurudu, bu yere kanunsuz olarak otopark işletmesi ruhsatı ve vergi numarası verilmiştir, benim müracaatım üzerine bu ruhsat iptal edildi ayrıca koruma kurulu bölge müdürlüğü tarafından da bu yerin otopark olarak işletilmesinin uygun olmadığına dair karar verilmiştir, burası mühürlendiği halde yine otopark olarak işletilmeye devam edilmiştir, ayrıca bu taşınmazı satın almak isteyenlerden hava parası altında haraç istenilmiştir bu nedenle kimse burayı almaya yanaşmamıştır, mahkeme kararı ile ancak icraen düşük fiyata satılabilmiştir, sanık ...'den şikayetçiyim diğer sanıklardan şikayetçi değilim, ayrıca bu sanık yönünden davaya katılma talebim vardır." demiştir. 7. Mahkemece mahallinde 22.05.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişisi raporunda; dava konusu yerin korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olduğu, yangın merdiveni ve özürlü rampasının dava konusu taşınmaz içerisindeki kısmını yıkıldığı, sadece üst kısımda köşede 3 m karelik sahanlık ve bu sahanlığı taşıyan 2 demir direk kaldığı, parsel bahçesinin tamamına yakın kısmına beton döküldüğünü tespit ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; 1.Sanık ...'in savunmasında suça konu yeri ...'nin kiraladığını, kendisinin de onun yanında işçi olarak çalıştığını, dava konusu eylemlerle bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, diğer sanıkların da beyanlarında Erdinç'in işçi olduğunu belirttikleri anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Sanık ...'un savunmasında, ... Kolejinin ortaklarından olduğunu, suça konu 377 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın bahçesini kolejin tenefüs alanı olarak kullanmak için bu taşınmazın yedi hissedarından beşinden izin aldığını, burayı kolejin tenefüs alanı olarak kullanmak için Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğünden izin istediklerini ve herhangi bir inşai ve fiziki uygulamada bulunulmadan gerekli güvenlik önlemleri alınarak bu taşınmazın bahçesini teneffüs alanı olarak kullanmalarına izin verildiğini, taşınmaza yangın merdiveni ve özürlü rampası yaptıklarını, Milli Eğitim Müdürlüğü bu alanı tenefüs alanı olarak kullanmamız için taşınmazın tüm hissedarlarının izni gerektiğini söyleyince bu taşınmaza saçtan yapmış oldukları yangın merdiveni ve özürlü rampasını kestirerek kaldırdıklarını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ihtimaline binaen bu kesilen kısımların kolejin bulunduğu taşınmazdaki kısımlarının halen durduğunu beyan ettiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporunda ise; yangın merdiveni ve özürlü rampasının dava konusu taşınmaz içerisindeki kısmının yıkıldığı, sadece üst kısımda köşede 3 metrekarelik sahanlık ve bu sahanlığı taşıyan 2 demir direğin dava konusu 377 ada 2 parsel içerisinde halen bulunduğunun belirtildiği anlaşıldığından, sanık ... tarafından gerçekleştirilen eylemlerin tamamının kaldırılıp kaldırılmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti ile, kaldırılmış ve korunması gerekli kültür varlığında zarar meydana gelmemiş olması halinde sanığın manevi unsur yokluğundan beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteği Açısından; Sanığın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazı otopark olarak işlettiği ve taşınmaza izinsiz olarak beton döktürdüğü tespit edilen dosya kapsamında, mahkemece sanık hakkında temel ceza 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmiş ise de; 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin dördüncü fıkrasında 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasının öngörüldüğü, hapis veya adli para cezasının seçimlik olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında hem hapis hem adli para cezasına ilişkin temel ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.