Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12301 E. 2024/5145 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12301
- Karar No
- 2024/5145
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E. 2016/519 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 8 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın oluşumunda sanığın hızını azaltmamasının doğrudan bir etkisinin olmadığına, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğine, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına, şöför olarak geçimini sağlayan sanığın ehliyetine 1 yıl 8 ay süreyle el konulmasının mağduriyetine neden olacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; gündüz vakti, meskun mahalde, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki yarı römorkun bağlı olduğu çekici ile yol çalışması nedeniyle dubalarla bölünerek iki yönlü hale getirilmiş karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, seyrine göre sağından orta refüjden kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, mahkemece itibar edilen Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu ile İTÜ Makina Fakültesinde görevli makina mühendisi tarafından düzenlenen raporlarda, sanık sürücünün olay yerinin gerisinde orta refüj üzerinde, seyir yönüne hitap edecek şekilde konumlandırılmış "Bölünmüş Yola 500 m.", "Azami Hız 30 km/s" ve "Araç Geçme Yasağı" levhalarını dikkate alarak hızını bu şartlara göre ayarlaması gerekirken, kaza tespit tutanağında hızının "70 km/s" olduğu yönündeki tespit dikkate alındığında, sağındaki orta refüjden aniden yola giren yayaya çarpmamak üzere fren tedbirine başvurmasına ve sola direksiyon manevrasında bulunmasına rağmen, hızından dolayı duramayarak çarptığı olayda tali kusurlu olduğunun tespit edildiği ve mahkemece de bu raporlara itibar edilerek sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın hızın, azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği göz önüne alındığında, sanığın azami hız limitinin 30 km olduğu mahalde, takograftan tespit edilen 70 km hızla seyir halindeyken gerçekleştirdiği eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca "Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir" açık hükmü karşısında, sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, sürücü belgesine el konulmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.