Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12204 E. 2025/3044 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12204
- Karar No
- 2025/3044
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/206 Esas., 2016/270 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine ve sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında beraatine dair hükmün onanması, sanık ... hakkında beraatine dair hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kusursuz olduklarına ilişkin raporlara itiraz edildiğine, sanıkların kusurlu olduklarına ve cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'nın ayağındaki mantar rahatsızlığı nedeniyle yanında eşi katılan olduğu halde genel cerrahi polikiliniğine başvurduğu, Dr. ... tarafından Rize Devlet Hastanesine muayenesi yapılarak yatış verildiği, öğleyin 12:00 de hastaya önerilen ilk doz Duocit iğnesinin yapıldığı, akşam saat 17:00 sıralarında genel cerrahi servisinde nöbeti devralan ve hastanede hemşire olarak görev yapan Nazmiye'nin doktor Oğuzhan tarafından tedavi için önerilen Duocit antibiyotik iğnenin ikinci dozunun ölene saat 18:00 sıralarında yaptığı ve kısa bir süre sonra fenalaşarak yapılan tüm müdahalelere rağmen otopsi raporuna göre ilaç alerjisine bağlı anaflatik şok sonucu öldüğü, İstanbul ATK Genel Kurulu'nun 22/10/2015 tarihli raporunda oy çokluğu ile "kişiye order edilen ilaçların tanıya uygun ilaçlar olduğu ve oluşan anafilaktik reaksiyonun öngörülemez ve önlenemez bir durum olduğu, oluşan reaksiyonun ilacın uygulama şekli nedeniyle oluşmadığı, hastane ortamında yapılmış olduğu, klinik bulguların ortaya çıkması üzerine gerekli tedavilerin yapılmış olduğu dikkate alındığında Dr. ... ve Hemşire Nazmiye Turan'a kusur atfedilemeyeceği" gerekçesiyle sanıkların kusursuz olduklarına dair kanaati bildirir rapor sunulduğu, mahkemece sanık ...'nin üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunda kusurunun bulunmadığı ve üzerine atılı bu suçu işlemediği kanaatine varılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, sanık ... yönünden Genel Kurulca oy çokluğu ile kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, bir kısım kurul üyelerinin sanık ...'ın kusurlu olduğuna dair görüş bildirdikleri, ölenin ölümünde sanığın kusuru olmadığı sabit görülmemiş ise de, sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği hususu sabit görülmediğinden sanık ...'ın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; Yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (2). bendinden "sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE" cümlesinin çıkarılarak yerine "sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE" cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; Yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1). bendinden " 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE" cümlesinin çıkarılarak yerine "sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE" cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2025 tarihinde karar verildi.