Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11748 E. 2024/6517 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11748
- Karar No
- 2024/6517
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/210 E. 2015/797 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama A.Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, ölenin oğlu olan mağdurun aşamalarda sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü: B.Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar ..., ..., ..., ile ... ortak vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 52/2, 52/4, 63 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması ile fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...Aydınpınar Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortağı olarak kendi nam ve hesaplarına çalışan ölen ... ile sanık ...'un, Gölkaya Orman İşletme Müdürlüğünün kooperatife vermiş olduğu orman emvallerinin istihsal işi kapsamında kestikleri tomrukları sanık ...'a ait traktör ile Göl Ormanı Satış İstif Deposuna getirdikleri esnada boşaltım alanına yaklaşarak durur vaziyete geçen aracın arka kısmına geçen ...'ın üzerine tomruk düşmesi sonucu öldüğü ve Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 31/10/2013 tarihli ölü muayene tutanağında şahsın ölümünün "kafa travmasına bağlı kafa kemikleri kırığı ve beyin dokusu harabiyeti neticede hayati organ yaralanması sonucu gerçekleştiğinin" belirtildiği olayda, dosya kapsamında mevcut bulunan 16/12/2013 tarihli, iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, traktör sahibi olan ve ölen ile iş yapan sanığın römork üzerindeki tomrukların kancalarla bağlanmamış olmasından dolayı meydana gelen kazada tali kusuru olduğunun kabulü ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesi ile; Katılan ...'ın talimat mahkemesince dinlendiği 11/06/2014 tarihli duruşmada temyiz dışı diğer sanıklardan şikayetçi olduğunu ancak sanık ...'tan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca sanık yönünden açılan kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık yönünden görülen kamu davasında mağdur sıfatı bulunan ...'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar ..., ..., ..., ile ... ortak vekilinin temyiz talebinin incelenmesi ile; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken dayanak madde olan 5237 sayılı TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün sanık hakkındaki (B) başlıklı bölümünün (3.) paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20-TL olarak hesabıyla 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.