Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10740 E. 2024/3850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10740
- Karar No
- 2024/3850
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/1-a, 52/2. maddesi uyarınca 7200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz istemi; kusura, eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ...'un Ulusta faaliyet gösteren ... otelinin sorumlu müdürü olduğu, diğer sanık ...'un da otelin bakım ve işletmesi ile sorumlusu olduğu, ölen ...'ın olay tarihinde otelin 14 nolu odasında müşteri olarak kaldığı, olay tarihinde içeriden uzun süre su sesinin gelmesi ve ölenin kapının çalınmasına rağmen tepki göstermemesi üzerine kapı açılıp kontrol edildiğinde banyoda çıplak olarak ölü bulunduğu ve Adli Tıp Kurumu otopsi raporuna göre banyodaki şofbenden kaynaklı karbondioksit zehirlenmesi sonucu öldüğünün tespit edildiği, kovuşturma aşamasında bilirkişi heyetinden alınan rapora göre; sanıkların, kazaya konu şofbenin bakımının yapılmaması, baca bağlantısı ve baca duvar çıkışının muhkem yapılmaması, emniyet sensörünün yapılmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanıklaın TCK'nın 85/1 maddesi gereğince ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanıkların asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet verdiği olayda; sanığın kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıklara TCK.nun 85/1 maddesi gereğince temel ceza olarak 2 yıl hapis belirlendikten sonra, günlüğü 20 TL'den paraya çevrilirken, neticeten 14.600 TL para cezası olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası sonucunda sonuç 7.200 TL eksik adli para cezası olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.