Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10682 E. 2024/3182 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10682
- Karar No
- 2024/3182
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/13 E., 2016/313 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. 53/6. ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, beraate karar verilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı olduğuna, ceza miktarının fazla olduğuna, takdiri indirimin ve seçenek yaptırımların uygulanmasının gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 22:45 sıralarında genişliği 19.5 metre olan meskûn mahaldeki yolda, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile seyretmekte olduğu sırada, seyir yönüne göre aracına kırmızı ışık yanmasına rağmen kırmızı ışıkta durmayarak seyrine devam ettiği ve o esnada kırmızı ışığın bulunduğu kavşakta yolun karşısına geçmekte olan yaya maktul ...'ya yol içinde çarpması neticesinde, genel beden ve kafa travması, buna bağlı gelişen beyin dokusu ve zarları içerisinde kanama nedenine bağlı olarak Türkay'ın ölümüne neden olduğu, kazadan sonra saat 00:11 itibari ile yapılan alkol ölçümünde sanığın 0,58 promil alkollü olduğunun tesbit edildiği, alkol oranının saatte 0,15 promil değişme durumu nazara alındığında sanığın olay esnasında 0,75 promil alkollü olduğunun belirlendiği olayda; tarafsız tanık Tanık ...'ın anlatımlarına, 10.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 13.10.2015 tarihli rapora göre yaya maktül ...'ın yolun karşısına geçmekte olduğu yerden görülebilir trafik ışıklarının olmaması, yol güvenliğine ve özellikle bulunduğu konuma göre sol tarafına kontrol etmeden yolun karşısına geçme girişimi nedeni ile tali derecede kusurlu olduğu, sanığın ise kırmızı ışık nedeni ile aracını durdurması gerekirken aracını durdurmayarak bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.