Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/12178 E. 2024/4986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/12178
Karar No
2024/4986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/180 E. 2019/252 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarih, 2014/21 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 01.04.2015 tarihli ek karar ile hapis cezasının ertelenmesine beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 21.03.2019 tarih, 2016/12329 Esas, 2019/3875 Karar sayılı bozma ilamında; "Mahkemece, 17/02/2015 tarihli karar ile, sanığın 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyetine ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin karara itiraz ettiği, bunun üzerine mahkemece temyize konu 01/04/2015 tarihli ek karar ile katılan vekilinin itirazı yerinde görülerek CMK’nın 268/2 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm bentlerinin ek kararda gösterilmeksizin, 01/04/2015 tarihli ek karar ile yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hapis cezasının ertelenmesine yönelik hüküm kurulmak suretiyle 17/02/2015 tarihli kararın düzeltilmesine karar verilmesi, Kabule göre de; 1-2863 sayılı Kanun'un suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/d maddesinde suçun unsurlarının, aynı Kanunun 57. maddesinin 6 ve 7. fıkralarına atıf yapılmak suretiyle düzenlendiği, 57. maddenin atıf yapılan 7. fıkrasının, maddeye sonradan eklenen fıkralarla birlikte 9. fıkra olarak ortaya çıktığı, 2863 sayılı Kanun'un 57/9. maddesine göre, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarında, taşınmaz kültür varlığının bulunduğu parseller dışındaki inşai ve fiziki müdahalelerin, koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda, bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş idarelerin izin ve denetimi ile yapılacağı, eğer idarenin bünyesinde koruma, uygulama ve denetim bürosu kurulmamış ise, sözü edilen iznin koruma bölge kurulundan alınması gerektiği, sit alanı olarak tescil edilmiş bir bölgenin, koruma amaçlı imar planı da onaylanmış olursa, bu bölgedeki yapılaşma ya da onarım faaliyetlerinin belirtilen plan çerçevesinde gerçekleştirilebileceği, başka bir deyişle, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarının imara açık bölgeler olduğu, ancak, bu bölgelerde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabilmek için izin sürecinin işletilmesi gerektiği, izin alınmaksızın ya da izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapılması ile inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmesi halinde, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 2863 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/d maddesi ile yaptırım altına alınan suçun oluşacağı; Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, koruma amaçlı imar planı onaylanan, kentsel sit alanı içerisindeki taşınmazlar üzerinde inşai müdahale gerçekleştirdiği anlaşılmakla; yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, suç tarihi itibariyle yürürlükte ve lehe olan 2863 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/d maddesi uyarınca, eylemin niteliği ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, aynı Kanunun 65/b maddesi uygulanmak suretiyle hüküm tesisi, 2-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarih, 2019/180 Esas, 2019/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/d, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 09.07.2019 tarih, 2019/68859 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç kastı olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, tüm dosya kapsamındaki, bilgi, belge, beyanlardan ve alınan bilirkişi raporundan, sanığın dava konusu taşınmazlara 2863 sayılı Yasaya aykırı olarak izinsiz fiziki müdahalede bulunduğu, koruma amaçlı imar planı onaylanan, kentsel sit alanı içerisindeki taşınmazlar üzerinde inşai müdahale gerçekleştirdiği gerekçesiyle, suç tarihi itibariyle yürürlükte ve lehe olan 2863 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/d maddesi uyarınca, eylemin niteliği ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak sosyal ve ekonomik durumu da nazara alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/12178, K. 2024/4986, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2019-12178-e-2024-4986-k-b4f6724df4af