Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/9873 E. 2013/29178 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9873
- Karar No
- 2013/29178
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/3, 1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hüküm tarihi itibariyle, sanık hakkında hapis cezasından çevrilen 500 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, temyiz kabiliyeti olduğu halde, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak kesin olduğunun belirtilmesi, hak kaybına yol açmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın adli sicil kaydında gözüken, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 23/09/2008 tarih ve 2007/59 Esas, 2008/871 Karar sayılı ilamın yargılama sırasında mahkemesinden istenildiği, bu mahkemece verilen cevabi yazı ve eklerine göre, her ne kadar sanık hakkında ilgili karar ile TCK'nın 106/2-a-c, 43, 62/1. maddeleri gereğince “silahlı tehdit suçu”ndan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği görülmüş ise de, aynı Mahkemenin 26.04.2012 tarihli Ek Kararı ile, sanık hakkındaki kesinleştirme işleminin hatalı olduğu belirtilerek ilamın infazının durdurulmasına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesine karar verildiği, temyiz incelemesi sırasında UYAP sisteminden bakıldığında da, sanığın sabıka kaydında gözüken ilamın henüz kesinleşmediği ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.11.2013 tarih ve 2012/8891 Esas, 2013/27114 Karar sayılı ilamı ile, sanık hakkında tebliğnamede görüş bildirilmediğinden dosyanın tebliğname düzenlenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına geri gönderilmesine karar verildiği, sonuç olarak henüz kesinleşmeyen ilamın, sehven adli sicil kaydında görünmeye devam ettiği, sanığın suç tarihi itibariyle başkaca mahkumiyeti de bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki “Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 s. TCK. 50/3 maddesi amir hükmü gereğince adli para cezasına dönüştürüldüğü, ancak sanığın sabıka kaydında kesinleşmiş 2 yıl 1 ay hapis cezasının bulunduğunun belirtilmesi itibariyle hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesinde bulunmadığı, kesinleştiği belirtilen hapis cezasına ilişkin ilamın getirilerek öncelikle kesinleşme tarihi belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu” gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, mahalli Cumhuriyet Savcısının, sanığın adli sicil kaydında hapis cezasından mahkumiyet bulunduğu halde cezasının TCK'nın 50/3. maddesi gerekçe gösterilerek paraya çevrildiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 1.58 promil alkollü olarak kullandığı aracı ile trafik kazasına sebebiyet vermek suretiyle somut bir tehlikeye neden olduğu teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın kastının yoğunluğu, almış olduğu alkolün derecesi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini, 2- Sanığın adli sicil kaydındaki ilam kesinleşmediği ve bu ilamdan başka da sabıkası bulunmadığı halde, “Sanığın önceye dayalı sabıkasının varlığı” şeklindeki dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi, Kabule ve uygulamaya göre de; 3- TCK'nın 52/4. maddesinde yer alan "Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanığa tayin olunan 500 TL adli para cezasının iki eşit taksit halinde sanıktan tahsiline dair yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.