Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/671 E. 2013/20418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/671
- Karar No
- 2013/20418
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1) Sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 5271 sayılı CMK'un 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 2) Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'nun mahkumiyetine ilişkin hüküm ile sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinin 22/08/2010 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında 23/08/2010 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 1- Sanıklar müdafinin sanıklar ..., ..., ..., ... haklarındaki karara yönelik temyiz isteminin değerlendirilmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanıklar müdafii tarafından yapılan itirazın Bolu Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak karara bağlandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2- Sanıklar müdafinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Suç tarihinde Mengen İlçesi, Emirler Köyü, orman arazisi içerisinde, kaçak kazı yapıldığının ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk kuvvetlerinin beş kişi tarafından kazı yapıldığını gördükleri, jandarma görevlilerinin dur ihtarı üzerine havanın karanlık olmasından faydalanan temyize gelmeyen sanık ... ile haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ... ile ...'ın kaçtıkları, ... ve ...'in ise suçüstü yakalandıkları, olay yerinin 60x125 cm ebadında 110 cm derinliğinde kazılmış olduğu, kazı çukurunun etrafında 1 adet altın arama dedektörü, 2 adet kazma, 2 adet levye ve 2 adet küreğin ele geçirildiği, Bolu İl Kültür Müdürlüğünün cevabi yazıları ile Mengen İlçesi, Gökçesu Beldesi, Emirler Köyü Mevkiinde tescil edilerek koruma altına alınmış herhangi bir sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı kaydı bulunmadığının bildirildiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan tarafsız arkeolog bilirkişi raporu ile kazı alanında MS 4 ve 5. yy ait pithos gövde parçaları ve çatı kiremidi parçalarına, kazı çukurunun içerisinde ise niteliği tespit edilemeyen mimari yapıya rastlandığının, yüzey buluntularına göre kazı yapılan yerde Genç Roma döneminden başlayarak iskanın olduğunun, bu özelliklere göre suça konu yerin arkeolojik potansiyele sahip bir alan olarak 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirlendiği, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıkların aşamalarda alınan kendi içerisinde ve birbiri ile uyumlu savunmalarında, suç tarihinde define aramak amacıyla birlikte kazı yaptıklarını, sanık ...'nun kendilerini ve kazı aletlerini dava konusu yere aracı ile götürdüğünü ve kazı yapılacak alanı adı geçen sanığın belirlediğini beyan ettikleri, sanık ...'nun ise kendisinin kazıya karışmadığını, sadece diğer sanıkları suça konu yere aracı ile getirip götürdüğünü ifade ettiği, tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık ...'nun haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ve temyize gelmeyen sanık ... tarafından icra edilen izinsiz olarak kazı yapma suçuna iştirak ettiğinin sübuta erdiği kanaatine varılmış olup, Her ne kadar kazı yapılan yerin sit alanı olarak tespit ve tescil kaydının bulunmadığı bildirilmiş ise de, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-1. cümlesi ile sadece sit alanlarında değil, sözü edilen Kanunun 6. maddesine göre korunması gerekli diğer taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında izinsiz olarak gerçekleştirilen kazı eylemlerinin de yaptırım altına alındığı, zira maddenin konuluş amacının bu yerlerde mevcut tarihi ve doğal değerleri korumaya ve izinsiz olarak yapılan kazılar ile bu değerlere zarar verilmesini önlemeye matuf olduğu, bu itibarla mahkemece icra edilen keşfe katılan arkeolog bilirkişiden ek rapor alınarak kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmeksizin sanık ...'nun cezasında, anılan Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Ayrıca 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz araştırma yapma suçu ile anılan Kanunun 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemleri yaptırım altına alındığı, somut durumda ise araziye fiziki müdahalede bulunularak 60x125 cm ebatlarında, 110 cm derinliğinde kazı çukuru açıldığı anlaşıldığından, tebliğnamede sanık ...'nun 2863 sayılı Kanunun 74/2 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe de iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Adli emanetin 2010/18 sırasında 2 adet kürek, 2 adet kazma, 2 adet levye ve 1 adet altın arama dedektörü kayıtlı bulunduğu halde, hükümde sadece 1 adet kürek,1 adet kazma, 1 adet levye ve 1 adet altın arama dedektörünün zoralımına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (C) numaralı paragrafı hükümden çıkarılarak yerine “Adli emanetin 2010/18 sırasında kayıtlı 2 adet kürek, 2 adet kazma, 2 adet levye ve 1 adet altın arama dedektörünün TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca zoralımına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.