Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/4157 E. 2013/25732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/4157
- Karar No
- 2013/25732
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, e, 89/3-b, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK'da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus "gibi" şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, TCK nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği ve bu suretle takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; 1-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilirken, sanığın üzerine atılı suçtan doğan zararın tazmini şartnın gerçekleşmediğinin gerekçe gösterildiği, oysa ki, sanığın geçmişinde hükümlülükler bulunmadığı gibi, olay nedeniyle katılanın 27.07.2009 tarihli ibraname ve protokol içeriğine göre, sanığın çalıştığı ve kazaya konu otobüsün bağlı olduğu şirket tarafından zararlarının karşılanmış olduğunun anlaşıldığı, katılanın da beyanında maddi kayıpları olduğunu belirtmekle, sanığın çalıştığı firma tarafından kendisine ödeme yapıldığını beyan ettiği, sabıkası bulunmayan sanığın, dava konusu olay haricinde dosyaya olumsuz bir halinin de yansımadığı göz önüne alınarak, koşulları mevcut iken, yasal ve yeterli olmayan ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek sanıkların lehine olan bu düzenlemeden faydalandırılmaması, 2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi gereğince verilen temel cezanın 89/3-b maddesi gereğince bir kat artırılması gerekirken, temel cezanın, önce 89/2-b-e maddesi gereği ½ oranında artırılıp, sonrasında bulunan ceza süresi üzerinden 89/3-b maddesi gereğince bir kat daha artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.