Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/18139 E. 2013/24514 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/18139
- Karar No
- 2013/24514
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : Manevi tazminat talebinin reddi, 169.299,60 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Temyiz edenler : Davalı vekili ve davacı vekili Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili 07.09.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait 21.930 kg çaya 28.01.2009 tarihind el konulduğunu, yapılan soruşturma sonunda Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/307 Esas- 2010/298 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında beraat kararı ile birlikte el konulan çayların iadesine karar verildiğini, ancak kendilerine çayların tesliminin yapılmadığını belirterek çayların bedeli olarak 372.810 TL maddi ve 100.000 TL'de manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu olan elkoyma işlemi 28.01.2009 tarihinde yapılmış olup, 12.05.2010 tarihli beraat kararında kararın kesinleşmesinden sonra çayların iadesine karar verildiği ve çayların teslim edildiği yediemine 13.05.2010 tarihinde çayların davacıya teslim edilmesi yönünde müzekkere yazılmasına rağmen yediemin Haluk Osman Karanın çayları teslim etmeyip ve hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçu nedeniyle başlatılan soruşturmada, çayların tümünün çalındığını beyan etmiştir. Dosya içeriğine göre, el koyma işlemi CMK hükümlerine uygun olarak yapılmış ancak el koyma koruma tedbiri nedeniyle tazminat verilmesini öngören CMK’nın 141/1-j maddesi gereğince el konulan çayların “korunması için gerekli tedbirlerin alınmaması” nedeniyle davacının oluşan zararları yönünden tazminata hak kazandığı anlaşılmış, koşulları oluşmadığından davacı vekilinin duruşma isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan CMUK'un 318. ve 5271 sayılı kanunun 299. maddeleri gereğince reddine karar verilmiş, davacının sahibi olduğu çaya 28.01.2009 tarihinde haksız el konulmasından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre;davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 3. paragrafında yer alan vekalet ücreti miktarının 14.607,98 TL'ye yükseltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.