Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/28007 E. 2013/25050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28007
- Karar No
- 2013/25050
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/2, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Temyiz edenler : 1-Mahalli Cumhuriyet savcısı, 2- Sanık müdafii
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın emsallerinin ilk kafilesinin sevk tarihinin 22.02.2010 olduğu ve şüphelinin son yoklamasını kendiliğinden gelerek yaptırdığı tarihin 15.03.2010 tarihi olduğu ve hazırlıkta dinlenen beyanında tebligatın eline ulaşmaması sebebiyle ve o dönemde üniversite sınavına hazırlandığı için dershaneye gittiğini, beyan ettiği, sanığın askerlik durum belgesine göre “01.01.2013 tarihine kadar askerlik işlemleri yönünden bir sakıncasının bulunmadığı” ve suç tarihinde tecil hakkı bulunan sanığın üzerine atılı suç açısından haksızlık unsurunun oluşmadığı anlaşıldığından sanığın müsnet suçtan beraatine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki hükmün son paragrafının dosya ile ilgisinin olmadığı saptanarak yapılan incelemede; Sanığın idaresindeki araçla karşı şeride geçerek karşı yönden gelen ... ile çarpışması şeklindeki olayda kasten işlenebilen suçlardan olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanığın adli sicil kaydın da yer alan sabıkalarının Çek Kanununa ilişkin olduğu, bu nedenle tekerrüre esas olamayacağı, gözetilmeyerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmesi ve aynı nedenle 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, 25 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesinin gerektiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.