Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/26139 E. 2012/24082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/26139
- Karar No
- 2012/24082
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 1- Sanık ... hakkında 9 sayılı parsele ilişkinmüdahale yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca Beraat 2- Sanık ... hakkında 12 sayılı parsele ilişkinmüdahale yönünden; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 53/1, 51/1-3 maddeleri uyarıncamahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi 3- Sanık ... hakkında 9 sayılı parsele ilişkin müdahale yönünden; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 53/1, 51/1-3 maddeleriuyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi 4- Sanık ... hakkında 12 sayılı parsele ilişkinmüdahale yönünden; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 53/1, 51/1-3 maddeleriuyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılama sonunda sanıklar hakkında tesis edilen hükümler sanıklar müdafileri ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça konu 342 ada, 9 parselde bulunan taşınmazın tapuda ...Ağa Vakfı adına kayıtlı olup İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 30/01/2002 tarih ve 9728 sayılı kararı ile belirlenen kentsel + 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, aynı sit alanındaki 342 ada 12 parselde bulunan taşınmazın ise 5/6 hisse ile sanık ...'ye ait olup Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 24/07/1981 tarih ve A-2981 sayılı kararı ile 2. grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, sanık ...'un hem 12 parseldeki dükkan vasıflı taşınmazın, hem de bu parsele komşu 9 parseldeki arsanın kiracısı olduğu, sanıkların 342 ada, 9-12 parsel önüne yaptıkları alüminyum cam imalatı, ruhsatlı dükkana dahil etmek suretiyle büfe olarak kullandıkları iddiası ile sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, durumun tespit edildiği 21/04/2005 tarihinden sonra yapılan kontrolde suça konu eklentinin 30/04/2007 tarihi itibariyle kaldırılması, 27/12/2007 tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan ikinci kontrolde de eklentinin yeniden inşa edilmiş olduğunun saptanması nedeniyle 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinin sanıklar hakkında iki kez uygulanmasının talep edildiği anlaşılmakla; 1- Sanık ... hakkında 9 sayılı parsele ilişkin müdahale yönünden tesis edilen hükmün incelenmesinde; Dosya kapsamında mevcut inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 23/03/2009 tarihli raporda, 342 ada, 9 parselde bulunan arsa üzerine kebapçı ve büfe dükkanı imalatları yapıldığının, bu imalatların sit alanına fiziki müdahale teşkil ettiğinin belirtildiği, 9 parselin sanık ...'un kullanımında olduğu dikkate alındığında diğer sanık ...'nin yapılan fiziki müdahale ile bir ilgisinin olmadığı sonucuna varılacağı anlaşılmakla, atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, sanığın suça konu 9 sayılı parselle ilgisinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında 9 sayılı parsele ilişkin müdahale yönünden tesis edilen hükmün incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının on sekizinci bendinden sonra gelmek üzere hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Sanıklar ... ve ... hakkında 12 sayılı parsele ilişkin müdahale yönünden tesis edilen hükümlerin incelenmesine gelince; Yukarıda sözü edilen bilirkişi raporunda, 342 ada 12 parselde bulunan yapının halihazırda dükkan olarak kullanıldığının, ana yapının değiştirilmediğinin, ancak ana yapı cephesindeki taş duvar üzerine fayansla duvar kaplaması yapıldığının belirtildiği, 12 parsel 5/6 hisse ile sanık ...'ye ait olup sanık ... tarafından “kiracı” sıfatı ile kullanılmakta ise de, sanıklar hakkında kamu davasının açıldığı 27/12/2007 tarihli iddianamede tescilli taşınmaz üzerine yapılan fayans kaplamasından söz edilmediği, sadece 12 parseldeki dükkan önüne yapılan eklentinin yargılamaya konu edildiği dikkate alındığında, iddianamede açıklanmayan ve dolayısıyla dava konusu edilmeyen eylem nedeniyle sanıkların cezalandırılamayacakları gözetilmeksizin, her iki sanık hakkında 12 sayılı parsele yönelik müdahaleleri nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.