Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/23424 E. 2013/17822 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/23424
Karar No
2013/17822
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 yolu ile 179/2, 62 maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 18.11.2009 tarihli ve 2009/464 esas, 2009/861 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair aynı Mahkemenin 14/02//2011 tarihli ve 2010/949 esas, 2011/200 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hükümde önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Kural olarak hükümlerin açıklanması, duruşma açılmak ve taraf teşkili sağlanmak suretiyle yapılmak zorunda ise de, denetim süresi içinde kesinleşmiş bir yargı kararıyla kasten yeni bir suç işlediği sabit olan sanık hakkında, yapılan işlem önceki hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesince, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 yolu ile 179/2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine, mahkemesine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığın önceki hüküm gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 yolu ile 179/2, maddeleri gereğince cezalandırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28/06/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: 5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibaret ise de, bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde de mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümlerin değerlendirilmesi gerekmektedir, incelenen somut olayda, daha önce hapis cezasına mahküm edilmemiş bulunan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm nedeniyle, maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, bu hükmün uygulanmasında mahkemelerin taktir yetkisi bulunmamaktadır, Dairemizin, bugüne kadarki uygulamaları da bu yöndedir, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşlerine katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/23424, K. 2013/17822, T. 28.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-23424-e-2013-17822-k-94cacb32e752