Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/18026 E. 2013/15196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18026
- Karar No
- 2013/15196
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 50/1-a, 52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İstisnai haller haricinde mahkeme hakiminin ceza yargılamasına konu olan bir uyuşmazlıkta bilirkişi görüşü alma zorunluluğu bulunmadığı gibi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabileceği, böyle bir durumda dahi, mahkeme hakiminin bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp, sanığın veya sanıkların kusur durumunu kendisinin belirleyeceği; Olay günü saat 19:25 sıralarında, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş yol üzerinde, sürücü Ramazan Aktaş sevk ve idaresindeki otomobille olay yeri kavşağa geldiğinde, önünde aynı istikamette seyrederken, aninden sağdaki tali yol tarafından gelip, kavşağa girerek yolun karşı tarafına geçen sanığın sevk ve idaresindeki kamyonete çarpmamak için aniden fren yapıp aracını durduran, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonun sol arka kısmına çarpması şeklinde meydana gelen olayla ilgili olarak yapılan yargılamada, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında, olaya karışan diğer araçların kavşağa yakın mesafede olduğunu dikkate alarak, olayı önlemek bakımından söz konusu araçların geçmesini beklemesi gerektiği halde, bahsedilen bu hususa riayet etmeyip, kontrolsüz bir şekilde geçişini yapması sebebiyle, meydana gelen olayda tali derecede kusurlu olduğu ve hükmün gerekçesinde de belirtildiği üzere, mahkeme tarafından sanığın meydana gelen olayda tali derecede kusurlu kabul edildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı bozma öneren görüşlere, hükmün gerekçe kısmında, sanığın, müştekinin zararlarını gidermediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığı belirtildiğinden, tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren görüşe, sanığın 16/09/2010 tarihinde alınan savunmasında, kusurlu olduğunu kabul etmediğini ve bu sebeple şikayetçinin zararlarını gidermeyeceğini beyan etmesi karşısında, tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren görüşe, mahkeme tarafından “20 eşit aylık taksitler halinde” denilmesinden, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının, birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsil edilmesine karar verildiğinin anlaşıldığı ve bu konuda infazda tereddüte yol açılmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 7 numaralı bozma öneren görüşe, sanığa ait sürücü belgesi bilgileri trafik kazası tespit tutanağında yer aldığından, tebliğnamedeki 8 numaralı bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda kusurunun bulunmadığına ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkında tayin edilen ceza üzerinden, şikayetçinin kemik kırığı oluşacak derecede yaralanması sebebiyle artırım yapılırken, CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, 2- Hükmedilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında, uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 50/1-a maddesinin gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık hakkında hükmün ikinci paragrafına, “TCK'nın 89/2-b maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi, hükmün dördüncü paragrafındaki “50/1-a ve” ibaresinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.