Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/13688 E. 2012/14143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13688
- Karar No
- 2012/14143
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1,62,53,51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi gerekmekte olup, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olmasının suçun oluşumu bakımından önemli olmadığı, acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesinin anılan suçun oluşumu için yeterli olduğu, suç, “neticesi harekete bitişik” suçlardan olup, özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suçun tamamlandığı, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın da kaydedilen görüntüleri izlemiş ya da sesleri dinlemiş olmasının suçun unsuru olmadığı, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın teknik servis elemanı, mağdurenin yönetici asistanı olarak aynı iş yerinde çalıştıkları dönemde, sanığın, mağdurenin evli olduğu halde eşi dışında başka bir erkekle ilişkisi olduğu yönündeki iddiasını ispatlama saikiyle, dinlenmek için ayrılmış bulunan iş yerindeki odaya, gizlice yerleştirdiği çalışır vaziyetteki kamera yardımıyla, mağdureden habersiz çekim yaparak, elde ettiği mağdurenin özel yaşamına ilişkin görüntüleri seyretmesi şeklinde gelişen olayda, sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak, 1- 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi, 2- Vekalet ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan vekil lehine hükmolunması, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmolunduğu hükmün 3. paragrafının hükümden çıkartılması, hükmün vekalet ücreti takdiriyle ilgili 9. paragrafındaki “ müdahil vekiline” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “katılana” ibaresinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.