Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/14379 E. 2012/4749 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/14379
- Karar No
- 2012/4749
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü. Hüküm ile birlikte sanık aleyhine katılanlar yararına vekalet ücreti takdir edilmediği,vekalet ücretinin yargılama giderinin bir parçası olması karşısında,katılan vekilinin temyiz talebi niteliğinde olmayan başvurusu üzerine ek kararla vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik ek karar yok hükmünde kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın ve sanık müdafiin sübuta yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın olay tarihinde geceleyin aracıyla seyrederken yeşil ışıkta geçtiği kavşağın hemen ilerisinde yolun solundan yola giren aşırı alkollü ölene çarparak ölümüne sebeb olmasıyla sonuçlanan olayda sanığın ikinci derecede kusurlu olduğunun kabul edilip alt sınırdan ceza tayin edildiği, cezanın paraya çevrilmesi sırasında sanığın barışı sağlamak için önemli bir çaba göstermediği, kişisel özellikleri, sosyal durumu dikkate alınarak hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına kara verilmişse de, Hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezaların şahsileştirme ilkesi doğrultusunda farklı müesseseler olduğu, ikinci derece kusurlu olan sanığın dosya kapsamından tam olarak anlaşılmayacak şekilde barışı sağlamaya çalışmaması, kişisel özellikleri ve sosyal durumundan bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı görülmekle sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: Sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince gösterilen gerekçeler ve takdirine göre asgari hadden verilen cezadan yine aynı Kanunun 62/1. Maddesi gereğince yapılan indirim sonucu hükümde belirtilen 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanmamasına gerekçe olarak; suçlunun kişiliğine, sosyal durumuna göre değerlendirme yapıldığı ayrıca barışı sağlamak için sanığın önemli bir çabası olmadığı belirtildiği, bu cümleden olarak sanığın pişmanlığını göstermediği şeklinde bilahare değinildiği üzere Kanunda belirtilen seçenek yaptırımların uygulama şartları olmadığının açıklanması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesi metninde; a) Suçlunun kişiliğine, b) Sosyal ve ekonomik durumuna, c) Yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa, d) suçun işlenmesindeki özelliklere göre bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde takdir ölçülerine yer verilmiş olmakla; Olayımızda mahal mahkeme hakiminin seçenek yaptırımlara ait 5237 sayılı TCK'nın 50. Maddesini dosyadaki deliller, olayın oluşu, oluşum sonrasındaki sanığın durumu değerlendirilerek gerekçeleri de gösterilmek suretiyle uygulanmaması yönünde takdirini kullanmasında isabetsizlik bulunmadığı, gerekçe yeterli ve yerinde olduğundan Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkındaki hükmünün onanması gerekirken bozulmasına dair sayın çoğunluk görüşüne muhalifiz.