Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1380 E. 2026/2942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1380
Karar No
2026/2942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi SAYISI : 2024/798 Esas, 2025/661 Karar MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN HÜKÜM : Ret, karar verilmesine yer olmadığına

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bankanın dava dışı .. A.Ş.'ye kredi kullandırdığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacının kefalet sorumluluğuna gidildiğini, ancak davacının bankanın ihtarnamesini kabul etmediğini, bu kez davacının açtığı menfi tespit davası devam ederken davalının haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz kararı alıp infaz ettiğini, menfi tespit davasının kabul edilerek kesinleştiğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak gönderilen ödeme emrine itirazları üzerine davalının itirazın iptali için açtığı davanın da reddedilip kesinleştiğini, böylece davalının ihtiyati haciz kararının haksızlığının sabit olduğunu, ihtiyati haciz nedeniyle müvekkilinin fabrikasında üretimin durduğunu, işçi ücretlerinin ödenemediğini, bir kısım işçinin ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş akitlerini feshederek işçilik alacaklarını talep ettiklerini, davalara konu olan bu talepler sebebiyle müvekkilinin yargılama giderleri ve işlemiş faizleriyle birlikte 764.363,66 TL ödemek zorunda kaldığını, bir kısım işçilik alacaklarının da protokole bağlı olarak ödendiğini veya ödenmesinin gerektiğini, bu kalemde de ödenen ve ödenmesi gereken tutarın 654.551,70 TL olduğunu, yapılan haksız hacizler nedeniyle faiz alacağına ilişkin zararların olduğunu, davacının şirket hisselerinin haksız haczi nedeniyle sermaye artırımında rüçhan hakkının kullanımının engellendiğini ve gelir kaybının meydana geldiğini, haksız ihtiyati haciz sebebiyle müvekkilinin iplik fabrikasının bir yıl kapalı kaldığını, üretim yapılmadığı halde sabit giderlerin devam ettiğini, kârdan da yoksun kalındığını, haksız ihtiyati hacze bağlı olarak finans kuruluşlarından kredi imkânı kalmadığından bağlı ortaklardan alınan borçların faizleri nedeniyle zarara uğradığını, açılan iş davalarında yargılama masrafı yapıldığını, müvekkilince yasal yollara müracaat edilmesi için 82.571,73 TL vekâlet ücreti ödendiğini, manevi tazminat şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek 2.187.490,31 TL maddi tazminat ve 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız ihtiyati haciz tarihi olan 25.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, maddi tazminat talebi ... tarafından temlik alınmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; Yargıtay bozma ilamında, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ticari defter ve kayıtlar incelenerek zararın tespit edilmesinin istenildiği, davacının bilirkişi ücretini verilen kesin süreye rağmen yatırmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı, bu haliyle maddi tazminat davası mevduat haczine yönelik iddia ve talep dışında kanıtlanamadığı gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasına imkan veren bir delil de ibraz edilmediği, manevi tazminat talebi ile mevduat haczine yönelik talebe ilişkin Mahkemece verilen 11.07.2019 tarihli karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davası yönünden mahkemece verilen 11.07.2019 tarih ve 2014/1442 E., 2019/517 K. sayılı karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Mahkemece 02.01.2026 tarihli ek karar ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesi gereğince kararın hüküm kısmının 2 nolu bendinin "manevi tazminat ve mevduat hacizleri nedeniyle tazminat davası yönünden Mahkemece verilen 11.07.2019 tarih ve 2014/1442 E., 2019/517 K. sayılı karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ihtiyati haczin usulsüz uygulanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca hükmedilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına ... olmadığına, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/1380, K. 2026/2942, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-1380-e-2026-2942-k-3bd2e73ba3c8