Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1227 E. 2026/2971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1227
- Karar No
- 2026/2971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/633 Esas, 2025/443 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dayanak alacağı temlik eden Türkiye .. Bankası A.Ş. ile borçlular arasında imzalanan ticari kredilerden kaynaklı sözleşme gereğince kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhinde temlik eden banka tarafından Erzincan İcra Müdürlüğünün 2009/8487 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetkisizlik kararıyla dosyanın gönderildiği, Gümüşhane İcra Müdürlüğünün 2010/2098 sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takip dosyası üzerinden başlatılan takipte ...'nun borcun tamamına, ... ve ...'nun borcun 27.000,00 TL'sine itiraz ettiğini, davalılara noter aracılığı ile çekilen ihtarname ve hesap özeti ile borcun muaccel hale geldiğini, borçluların temerrüde düştüğünü, faiz oranının sözleşmeden kaynaklandığını ileri sürerek borçlulardan ...'nun borcun tamamına ilişkin itirazının iptaline, ödeme emrinde belirtilen ve sorumlu tutulduğu 27.000,00 TL borç ve temerrüdünden sorumlu tutulmasına, borçlulardan ... ve ...'nun kısmen itirazlarının iptali ile borcun tamamından ve temerrüdünden sorumlu tutulmalarına, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafça icra takip dosyasına konu edilen borca dair kredi sözleşmesinin dosyaya sunulmasını müteakip asıl borca ve işleyen faize itirazların değerlendirilerek hesaplama yapılması amacıyla bilirkişiden alınan 21.08.2025 tarihli raporda asıl alacak miktarının 44.999,71 TL, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacak miktarının 3.189,35 TL olduğunun tespit edildiği, rapora yönelik davalılarca itiraz dilekçesi sunulmadığı, asıl borç ve ödenme tarihinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenmiş olması nedeniyle işlemiş faiz alacak talebinin yerinde olduğu, işlemiş faiz alacağının denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun surette hesaplandığı, asıl alacağın ödendiğine dair dosyaya sunulan ödeme belgesi, makbuz veya bu belgeler yerine geçecek ödeme evrakı bulunmadığı, kredi sözleşmesinin reddine dair itiraz bulunmaması nedeniyle kredi sözleşmesinde yer alan anapara alacağından ve işlemiş faiz alacağından raporda hesaplanan miktarlarla sınırlı olmak kaydı ile davalıların sorumlu oldukları, ...'nun dava sürecinde vefat etmiş olması yanında davanın konusu takip dosyasındaki itirazın değerlendirmesi olduğundan, hüküm kısmında da itiraz eden muris yönünden hüküm kurulduğu, mirasçıları yönünden takibe devam edilmesi konusunun icra aşamasında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, netice olarak takip talebinde her bir takip borçlusu yönünden yer alan sorumluluk sınırları da gözetilerek toplamda 44.999,71 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 3.189,35 TL üzerinden takibe devam edilmesi, fazlaya dair talebin reddi, davaya konu alacağa dair miktar ve sorumluluğun belirlenmesinin yargılama faaliyeti sonucunda belirlenmiş olması gözetilerek likit alacaktan bahsedilemeyeceği kabulü doğrultusunda icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle likit (belirlenebilir) olduğu, dolayısıyla likit olan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi halinde davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin çıkartılarak yerine “Kabul edilen toplam alacak üzerinden hesaplanan %20'si oranında 9.637,81 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.