Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6492 E. 2026/3271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6492
Karar No
2026/3271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/529 Esas, 2025/537 Karar İHBAR OLUNAN : ... İnşaat Turizm Yat. San. Tic. İşl. A.Ş. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1355 E., 2024/1292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...ihbar olunan ... İnşaat Turizm Yat. San. Tic. İşl. A.Ş.'de (... İnşaat A.Ş.) %50'şer oranda ortak ve münferit imza yetkisine sahip temsilci sıfatını taşıdıklarını, ...aynı zamanda davalı şirketin de münferit imza yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, 26.05.2021 tarihinde ... İnşaat A.Ş.'ye ait olan ve ana faaliyet konusu için esaslı unsur oluşturan tek taşınmazın, genel kurul kararı alınmaksızın, müvekkiline de bilgi verilmeksizin, değerinin çok altında bir bedelle muvazaalı bir şekilde davalı şirkete tapuda satılıp devredildiğini, dava konusu taşınmazla ilgili olarak ... Büyükşehir Belediyesi'nin de kamu alacaklarından kaynaklanan takibinin semeresiz bırakılmak istendiğini, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından dava konusu gayrımenkul için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/427 E. sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açıldığını, satış tarihi itibarıyla taşınmazın şirketin tek mal varlığı olduğunu, ihbar olunan ... İnşaat A.Ş.'ye yönetim kayyımı atandığını, söz konusu devrin yok hükmünde olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 137, 538, 6 13... . hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve ihbar olunan şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

Mahkemece 30.01.2025 tarihli ek kararla davalının bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf avansı ve istinaf harçlarını tamamlaması için 16.01.2025 tarihli muhtıra düzenlendiği, muhtıranın 21.01.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; ancak yasal süre içerisinde muhtırada yazılı istinaf avansı ve istinaf harçlarının tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili 19.02.2025 tarihli istinaf ve eski hale getirme talepli dilekçesinde, Mahkemenin 11.12.2024 tarihli 2022/1355 E., 2024/1292 K. sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu, 15.01.2025 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğunu; 28.01.2025 tarihinde evinde meydana gelen kazada tavandaki kartonpiyerin başına düşmesi sunucu ciddi şekilde yaralanıp bilinç kaybı yaşadığını, 29.01.2025 tarihinde kendine geldiğini, bu nedenle istinaf harç ve masraflarını süresinde yatırmasının mümkün olmadığını, 30.01.2025 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunarak aynı gün harç ve masrafları yatırdığını, sağlık kuruluşuna başvurarak yaşadığı kaza ve travmayı belgelediğini, istinaf harçlarını süresinde yatıramamasının kusurdan kaynaklanmadığını, mücbir sebep bulunduğunu, HMK'nın 95... . maddeleri çerçevesince eski hâle getirme talebinde mücbir sebebin varlığı ve süresinde yapılan başvurunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 95. maddesi uyarınca, kusuru olmaksızın süresinde yerine getiremediği bir işlemin eski hale getirilmesini isteyen tarafın, engelin ortadan kalkmasından itibaren en geç iki hafta içinde bu durumu belgelendirerek mahkemeden eski hale getirme talebinde bulunmasının mümkün olduğu, somut olayda, davalı tarafın, istinaf harcını yatırmak için öngörülen 21.01.2025-28.01.2025 tarihleri arasındaki yasal sürede bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, harç yatırılması gibi bir işlemin, bizzat yapılmasının gerekmediği, harcın vekil dışında davacı asil veya herhangi bir üçüncü kişi tarafından da yatırılabileceği, davalı vekilinin harcı bizzat yatırma imkanı bulunmasa dahi müvekkili veya yakınları eliyle ödeme imkanı varken bunu kullanmadığı gibi davalı tarafın, bu gecikmeyi sağlık gerekçesiyle açıkladığı, buna dayanak olarak epikriz kaydını ibraz ettiği, ancak epikriz kaydının tek başına bir hastalık raporu hükmünde kabul edilemeyeceği, resmi sağlık kurumlarından alınmış ve sağlık kurulu ya da hekim onaylı bir rapor ile desteklenmediği, kaldı ki ibraz edilen epikriz kaydında yer alan "muayene veya tedavi tarih aralığının, istinaf harcının yatırılması gereken süreci (21- 28... ) kapsamadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin eski hale getirme talebinin HMK'nın 95. maddesi şartlarını taşımadığından reddine ve süresinde yatırılmayan istinaf harcı nedeniyle açılmamış sayılan ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 344, 3 46... . maddeleri gereğince reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, eski hale getirme şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95. maddesi; “Elde olmayan sebeplerle, Kanun'da belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.” hükmünü, 96/1 fıkrası ise “Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.” hükmünü havidir. Anılan hükümler uyarınca, eski hale getirme isteminde bulunabilmek; sürenin ... ve ihtiyar dışında kaçırılmış olması; yeniden süre elde edebilmek için kanun yollarına başvurmanın olanaksız bulunması; eski hale getirme talebinin HMK'nın 96. maddesinde öngörülen sürede ileri sürülmüş olması koşullarına bağlanmıştır.

Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf dilekçesi verilmiştir. Mahkemece, bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf avansı ve istinaf harçlarının tamamlaması için düzenlenen 16.01.2025 tarihli muhtıra, davalı vekiline 21.01.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen istinaf avansı ve harçlarının tamamlanmadığı gerekçesiyle 30.01.2025 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı vekilinin eski hale getirme talebinin de Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği anlaşılmıştır.

Ancak davalı vekilinin, Mahkemece çıkarılan muhtırada öngörülen sürenin son günü olan 28.01.2025 tarihinde evinde meydana gelen kazada tavandaki kartonpiyerin başına düşmesi sunucu ciddi şekilde yaralanıp bilinç kaybı yaşadığı, ertesi gün kendine geldikten sonra ... Özel ... Hastanesi’ne gidip acil servisten giriş yaptığı, buna dair hasta muayane kartı ve muayene belgelerinin düzenlendiği, daha sonra da ... ... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'ne gittiği, tedavi sürecine dair reçete, epikriz formu ve tıbbi radyoloji tetkik sonuç raporunun örneğinin dosyaya sunulmak suretiyle eski hale getirme sebebi sayılacak "engel durumu" belgelediği anlaşılmıştır.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin, söz konusu gecikmeyi sağlık gerekçesiyle açıklayıp buna dayanak olarak epikriz kaydını ibraz ettiği; ancak epikriz kaydının tek başına bir hastalık raporu hükmünde kabul edilemeyeceği, resmi sağlık kurumlarından alınmış ve sağlık kurulu ya da hekim onaylı bir rapor ile desteklenmediği, epikriz kaydında yer alan "muayene veya tedavi tarih aralığının, istinaf harcının yatırılması gereken süreci (21- 28... ) kapsamadığı" şeklindeki gerekçeyle eski hale getirme şartlarının oluşmadığının kabulü doğru görülmemiştir. Zira İlk Derece Mahkemesince düzenlenen muhtırada öngörülen harç ve avans miktarının temin edilmesi de belli bir süreyi gerektirmektedir.

Bu itibarla somut uyuşmazlık bakımından eski hale getirme koşullarının oluştuğu kabul edilerek mahkemeye erişim hakkı da gözetilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin istinaf dilekçesi mahiyetinde sayılmasına, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ek kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin istinaf dilekçesi mahiyetinde sayılmasına, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6492, K. 2026/3271, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6492-e-2026-3271-k-27283247a9c4