Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6294 E. 2026/1054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6294
- Karar No
- 2026/1054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/737 Esas, 2025/465 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleşen davalarda temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nun ve davacıların murisi ...'nun sahibi ve ortağı olduğu dava dışı ... Turizm ... Ltd. Şti.'ne 2004 yılında davalı tarafından kredi tahsis edildiğini ancak bu kredinin kullanılmadığını, şirketin 2005 yılında yeni sahiplerine devredildiğini, şirketi devralanların davalı bankadan muhtelif zamanlarda ve miktarlarda krediler kullandığını, ancak şirkete kredi kullandırılmasından seneler sonra yeni şirket sahipleri kredi borcunu ödeyemez hale gelince, şirketi yasal yollarla devreden davacılara, 2004 yılında tahsis edilen ancak hiçbir şekilde kullanılmayan genel kredi sözleşmesine istinaden takip başlatıldığını, takibe itiraz etmeleri sonucu takiplerin durdurulduğunu, bu esnada davacıların murisi ...'nun vefat ettiğini, şirket adına tahsis edilen kredide davacıların kefil sıfatıyla imzaları bulunması gerekçesiyle sorumlu tutulmaya çalışıldıklarını, ayrıca kredi sözleşmesinin birinci sayfasında yer alan kefalete ilişkin bölümde gerek rakamlar, gerekse yazı kısmında tahrifat yapıldığını ileri sürerek davacılar aleyhine başlatılan icra takiplerinden dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/54 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili, davacının dava dışı ... ... Ltd. Şti’ye kredi kullandırdığını, davalıların genel kredi taahhütnamesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu şirketin süresi içinde kredi ödemelerini yapmaması üzerine kefiller hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere... 11. İcra Müdürlüğünün 2012/8101 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/55 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili, davacının dava dışı ... ... Ltd. Şti.’ye kredi kullandırdığını, davalıların genel kredi taahhütnamesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu şirketin süresi içinde kredi ödemelerini yapmaması üzerine kefiller hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere... 11. İcra Müdürlüğünün 2012/7782 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/626 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili, davacının dava dışı ... ... Ltd. Şti.’ye kredi kullandırdığını, davalıların genel kredi taahhütnamesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu şirketin süresi içinde kredi ödemelerini yapmaması nedeniyle kredinin 12.09.2012 tarihli ihtarname keşide edilerek kat edildiğini, alacağın muaccel hale gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine kefiller hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere... 11. İcra Müdürlüğünün 2012/10234 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe davalılardan Nilgün Beberoğlu’nun itiraz ettiğini, diğer borçlu ...'nun takip tarihinden sonra öldüğünü, ödeme emrinin mirasçılarına gönderildiğini ve mirasçılarının itiraz ettiğini,... 11. İcra Müdürlüğünün 2012/11331 E. sayılı dosyasından başlatılan takibe davalılardan Nilgün Beberoğlu’nun itiraz ettiğini, diğer borçlu ... takip tarihinden önce öldüğü için... 13. İcra Müdürlüğünün 2013/7150 E. sayılı dosyası üzerinden mirasçıları aleyhine takip başlatıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek belirtilen üç takip yönünden itirazın iptalini, davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... ve davacıların murisi ...'nun, dava dışı kredi borçlusu ... Tur... Ltd. Şti. lehine 15.07.2004 tarihli 250.000,00 TL miktarlı genel kredi taahhütnamesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi sözleşmesinde Nilgün ve ...'nun dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsar şekilde müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla şahsen sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin devri ile davalıların kredi sözleşmelerindeki kefaleti arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacıların hukuki sorumluluklarının kefaletten kaynaklandığını, genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasında herhangi bir tahrifat olmadığını, ayrıca davalıların kefalet miktarının düzenlendiği kısımda dava dışı şirketin ve davacıların ayrıca imzalarının mevcut olduğunu, bir düzeltme varsa bunun davacıların bilgisi dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddini ve davacılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/54 E. sayılı dava dosyasında davalı ... ve ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde, davalıların 13.05.2005 tarihinde hisse devri ile borçlu şirket ortaklığından ayrıldıklarını, takip konusu kredilerin bu tarihten sonraya ait olması nedeniyle davalıların sorumluluklarının bulunmadığını, takip dayanağı sözleşmenin kefalete ilişkin bölümünde rakam ve yazı kısmında tahrifat yapılması nedeniyle kefaletin geçerli olmadığını, bu sebeple menfi tespit davasının açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/55 E. sayılı dava dosyasında davalı ... ve ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde, davalıların 13.05.2005 tarihinde hisse devri ile borçlu şirket ortaklığından ayrıldıklarını, takip konusu kredilerin bu tarihten sonraya ait olması nedeniyle davalıların sorumluluklarının bulunmadığını, takip dayanağı sözleşmenin kefalete ilişkin bölümünde rakam ve yazı kısmında tahrifat yapılması nedeniyle kefaletin geçerli olmadığını, bu sebeple menfi tespit davasının açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Birleşen... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/626 E. sayılı dava dosyasında davalılar davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl dosyada davacılar vekilinin duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen yapılan yoklamada hazır olmadığı, herhangi bir mazeret de göndermemiş olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150. maddesi gereğince 20.02.2024 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık süre içerisinde de dava yenilenmediğinden dolayı ana dava dosyası yönünden davanın açılmamış sayılmasına; borçluların sorumlu olduğu miktar 250.000,00 TL olarak kabul edilmiş olmakla bu seçeneğe göre hesaplanan 13.05.2025 tarihli rapor doğrultusunda birleşen davalardan kapatılan... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/54 E. ve kapatılan... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/55 E. dosyaları yönünden kısmen kabulüne; birleşen... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/626 E. sayılı dava dosyasında davacının davasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı temlik alan vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı temlik eden banka tarafından davacı-birleşen dava davalıları aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, "Taraflar arasında imzalanan 15.07.2004 tarihli sözleşmenin incelenmesinde ve alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin önce 50.000,00 TL olarak düzenlendiği ancak daha sonra yazı ve rakam olarak "2" ve "iki yüz" eklenerek düzeltildiği tespit edilmiştir. Mahkemece sözleşmede tahrifat yapıldığı gerekçesiyle borçluların 50.000,00 TL'den sorumlu oldukları belirtilmişse de, sözleşmenin incelenmesinde bedel kısmında rakam ve yazı ile yazılan bölümlerin muris ... ve kefil ... isimlerinin imzalarının yanında paraflarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece sözleşme aslı getirtilerek sözleşme limitinin paraf edilip edilmediğinin tespiti gerekirken, borçluların sorumlu oldukları miktarın 50.000,00 TL olarak kabul edilmesi doğru görülmediği" belirtilerek bu husustaki eksik inceleme sebebiyle bozma kararı verilmiş olması, bozma ilamı uyarınca Mahkemece, sözleşme aslı dosyaya kazandırılıp zikredilen düzeltmelerin yanında davalı kefillere atfedilen bir paraf bulunup bulunmadığının tespitinden sonra varsa grafoloji uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle parafların davalı kefillere ait olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ve esasen, davalı kefillerin söz konusu düzeltmenin tahrifat niteliğinde olup kendilerince onaylanmadığını savundukları da gözetildiğinde imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidilmesinin mümkün bulunmaması ve bozma ilamında kastedilenin de bu husus olduğunun açık olması karşısında Mahkemece, salt düzeltmelerin yanında davalı kefillere ait paraf bulunduğundan bahisle kefalet limiti 250.000,00 TL olarak kabul edilip karar verilmesi doğru görülmemiş ise de davalı kefillerin hükmü temyiz etmediği, temyize alacaklının başvurduğu gözetildiğinde bu hususun bozma sebebi yapılamayacak olmasına, Mahkeme kararında bozmayı gerektirecek başkaca bir hususun ve kamu düzenine aykırılığın da bulunmamasına göre asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, asıl davada davalı - birleşen davalarda temlik alan davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davalarda temlik alan davacı ...Ş.'ye iadesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.