Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6033 E. 2026/3085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6033
- Karar No
- 2026/3085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1614 Esas, 2025/711 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2024/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ......., ... ve ......... tarafından kurulduğunu ve 28.12.1992 tarihinde tescil edilerek 31.12.1992 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, kurucu ortaklar ........... ... ve ........... müvekkili şirketin kuruluş hazırlıkları sırasında adi ortaklık şeklinde faaliyet gösterdiklerini, söz konusu adi ortaklık 05.05.1992-31.12.1993 tarihleri arasında vergi mükellefi olarak görünmekte ise de, faaliyetine bu tarihten önce başladığını, adi ortaklık olarak faaliyet gösterdiklerinden, satın alınan taşınmazların ortaklardan ... adına tapuya tescil edildiğini, satın alınan taşınmazlar üzerine soğuk hava deposu yapıldığını, 31.12.1993 tarihinde adi ortaklığın tek mal varlığı unsuru olan soğuk hava deposunun müvekkili şirkete devredilerek adi ortaklığın vergi kaydının terkin edildiğini ve soğuk hava deposunun müvekkili şirket tarafından işletilmeye devam edildiğini, müvekkili şirketi münferiden temsile yetkili olan ........... ......... 2017 yılı Şubat ayında rahatsızlanarak tedavi görmeye başladığını, müvekkili şirkete ait soğuk hava deposu ile fiilen ilgilenen davalı ortak ...'nin, ........ rahatsızlığından faydalanarak üç ay süreyle vergi beyannamesi verilmemesini sağladığını ve bu nedenle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca müvekkili şirketin vergi mükellefiyetinin Vergi Dairesi tarafından re'sen terkin edildiğini, müvekkili şirketin bu şekilde faaliyet gösteremez duruma gelmesini fırsat bilen davalı ...'nin, soğuk hava deposunun üzerinde bulunduğu ve kayden kendisine ait olan taşınmazları oğlu olan diğer davalı ...'ye 16.08.2017 tarihinde muvazaalı bir şekilde devrederek, oğlu üzerinden soğuk hava deposunu işletmeye devam ettiğini, soğuk hava deposunun dava dışı üçüncü kişi ............... devredildiği 07.07.2020 tarihine kadar müvekkili şirketin adının yazılı olduğu tabelanın soğuk hava deposunda asılı kaldığını, soğuk hava deposunun bulunduğu taşınmazların davalı ... tarafından davalı ...'ye devrinin muvazaalı olduğunu, ortada gerçek bir satış bulunmadığı gibi davalı ...'nin de kötüniyetli olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerine karşılık olmak üzere inançlı işlemden kaynaklı 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, inançlı işleme dayalı maddi tazminat isteminin kabul edilmemesi halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 723. maddesinden kaynaklı 1.000,00 TL maddi tazminatın 07.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 29.11.2023 tarihli dilekçesi ile, inançlı işlemden kaynaklı maddi tazminat talebini 16.722.218,00 TL, inançlı işleme dayalı maddi tazminat isteminin kabul edilmemesi halinde TMK'nın 723. maddesinden kaynaklı maddi tazminat talebini 12.714.420,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve husumet yönünden itirazları olduğunu, dava konusu taşınmazların öncesinde müvekkiline ait iken müvekkili tarafından iyiniyetli olarak kullanıldığını, davacıların iddialarının birbiriyle çelişkili olduğunu, hem adi ortaklık nedeniyle tapuya tescil edilemediği için müvekkili ... üzerine tescil edildiğini hem de şirketin kurulmasından sonra taşınmazların davacı şirkete devredilmediğinin dile getirildiğini, fakat bununla ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi müvekkillerine karşı bu zamana kadar açılmış hiçbir davanın da bulunmadığını, bir şekilde davacının 07.07.2020 yılında dava dışı .............. taşınmazın devredildiğini öğrendiğini, iki sene sonra dava açma gereği duyduklarını, bu hususun dahi davacıların davayı açmakta hukuki yararı olmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taleplerin inançlı işleme dayandırıldığı, inanç sözleşmesinin inanan ile inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerinin ve devredilen hakkın inanılan tarafından inanana geri verme şartları içeren borçlandırıcı bir muamele olduğu, inançlı işleme dayalı iddianın şekle bağlı olmayan yazılı delil ile kanıtlanabileceği, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi bir takım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı, ancak taşınmazların satın alınarak davalı adına tescilinden sonra hem adi ortaklık hem de davacı şirket tarafından taşınmazlar üzerine soğuk hava deposu inşa edilmesi ayrıca bu deponun yıllarca davacı şirket tarafından kullanılması olgularının taraflar arasında inançlı işlem olarak nitelendirilmesi hususunda yeterli delilin dosyaya yansıtılmadığı, terditli talep olan maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi tarafından, dava konusu taşınmazların arsa, yapı, makine ve elektrik tesisatı değerlemelerinin ayrı ayrı yapıldığı, celselerde dinlenen tanık beyanları ile davacının maddi tazminat yönünden dayandığı hususlarda haklı yönde talepte bulunduğu, taşınmazların 07.07.2020 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi ve taşınmazların üçüncü şahıs elinde olması nedeniyle taşınmazın iadesini talep etme hakkı doğmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, TMK'nın 723. maddesine dayanılarak talep edilen 12.714.420,00 TL maddi tazminatın 07.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin kuruluşundan önce dava dışı .............. ve davalı ...'nin soğuk hava deposu işi ile ilgili adi ortaklık şeklinde faaliyet gösterdikleri, şirket kurulmadan önce getirtilen tapu kaydında ........... ili, ........ ilçesi, ........... köyü, 931, 932, 9 33... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tapuya tescil edildiği, davacı tarafça bu taşınmazların adi ortaklık kapsamında ve sonrasında şirkete ait olduğundan bahisle şirkete devredilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu tapu kayıtlarında taşınmazların davalı ... tarafından satın alındığı, satın alındığı tarihte boş olduğunun taraflarca ihtilafsız olduğu, davalı ...'nin bu taşınmazları önce adi ortaklık sonrasında şirkete iade edeceğine dair herhangi bir taahhüdü bulunmadığı gibi davacının delil olarak ileri sürdüğü yatırım teşvik belgesinin de imha edildiği, kurumdan gönderilen belge fotokopisinde taşınmaz arazisinin de şirkete ait olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı şirketin soğuk hava deposu faaliyeti yürüttüğü, soğuk hava deposunun davacı şirketin kayıtlarında yer aldığı, davalının söz konusu soğuk hava deposunun davacı şirkete ait olduğuna dair çeşitli icra dosyalarında beyanlarının bulunduğu, yine soğuk hava deposu ve içindeki müştemilat ve teçhizatlarla ilgili olarak taşınmazı kül olarak davalı ...'den satın alan ve aynı yerde ikamet eden oğlu diğer davalı ...'ın bu depo ve teçhizatların şirkete ait olmadığını bilmediği ve iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği, bu haliyle söz konusu taşınmazın üzerindeki yapı, müştemilat ve makine, teçhizat ve tesisatların davacı şirkete ait olduğu, mahkemece aldırılan 17.07.2023 tarihli kök rapor ve itiraz üzerine aldırılan denetime elverişli 31.10.2023 tarihli kök rapor kapsamında bu yapı, makine, teçhizat ve elektrik tesisatının bedelinin tespit edildiği, bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, TMK'nın 723. maddesi kapsamında dosyadaki delil durumu dikkate alındığında şartların oluştuğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki inanç sözleşmesi nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili, olmadığı takdirde TMK'nın 723. maddesi uyarınca maddi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.