Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5347 E. 2026/2257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5347
- Karar No
- 2026/2257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1332 Esas, 2025/1053 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/49 E., 2022/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya 403,40 metre, 845 metre, 1.049 metre, 775 metre, 97 metre, 504,30 metre, 1.760,60 metre ve 421,60 metre olmak üzere sekiz parça dokuma kumaş satışı yaparak teslim ettiğini, satışa ilişkin faturanın davalı tarafça 16.12.2014 tarihinde teslim alındığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/4716 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu faturayı 16.12.2014 tarihinde teslim almasına rağmen yasal süresinde faturaya itiraz etmediğini ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 84.782,62 TL alacak yönünden devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne iş yeri kapanışı hakkında vermiş olduğu dilekçe ile ticari faaliyetini 22.01.2014 tarih itibarıyla sonlandırdığını, müvekkilinin belirlenen işyerinden ayrılmasından yaklaşık on bir ay sonra gönderilen malların müvekkiline tesliminin mümkün olmadığını, faturanın da müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili adına gönderilen fatura alınmışsa da hukuka aykırı olarak alındığını, faturanın müvekkili ya da çalışanına teslim edilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin faturaya itirazının beklenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinin davacı tarafça düzenlenen 21.11.2014 tarihli 84.782,62 TL tutarlı faturaya dayandığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen 21.11.2014 tarihli ... no.lu sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan isim ve imzası bulunmadığı, faturanın posta yolu ile davalı adına ... Mah. ... Sk. No:. ... adresinde 16.12.2014 tarihinde ... adlı bir şahsa teslim edildiği, davacı şirketin Kasım 2014 dönemine ait BS formunda davaya konu 21.11.2014 tarihli fatura kaydının bulunduğu, davacı tarafça sunulan mal teslim belgelerinden 05.08.2013 tarihli belgede 403,40 metre teslim alan: ..., 15.11.2013 tarihli belgede 1.760,60 metre ve 421,60 metre teslim alan: ..., 05.02.2014 tarihli belgede 1.049 metre ve 775 metre teslim alan: ..., 07.02.2014 tarihli belgede 97 metre teslim alan: ..., 24.02.2014 tarihli belgede 504,30 metre teslim alan: ..., 06.11.2014 tarihli belgede 845- metre teslim alan: ... olarak yer aldığı, ... Kurumunun (...) 23.11.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen, davalı iş yerine ait 2013-2014 yılların kapsayan ... kayıtlarında; ... isimli çalışanın Ocak 2013- 22... döneminde, ... isimli çalışanın Şubat 2013- 22... döneminde davalıya ait işyerinde çalıştığı, işten çıkış tarihlerinin 22.01.2014 olduğu, ..., ..., ..., ... isimlerine incelenen formlarda rastlanılmadığı, davalı tarafından vergi dairesine işyeri kapanışı hakkında dilekçe verildiği, vergi dairesince gönderilen 05.02.2014 tarihli yoklama fişinde, ... Mah. ... Sok. No:... adresindeki işyerinin 22.01.2014 tarihi itibarıyla faaliyetini sonlandırdığının tespit edildiği, davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği ticari defter kayıtlarının tetkikinde; davalı şirket ile olan ticari faaliyetin 2014 yılı öncesinden süregeldiğinin anlaşıldığı, davalı şirket adına tanzim edilen 84.782,62 TL tutarlı faturanın kayıtlı olup, bu faturaya karşılık davalı tarafından yapılan ödeme kaydına rastlanılmadığı, 31.12.2014 tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesabının 84.424,42 TL borç bakiyesi verdiğinin tespit edildiği, buna göre davacı şirketin kendi ticari defterlerinde, davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 84.424,42 TL alacaklı durumda olduğu, takip konusu faturaya ilişkin 21.11.2014 tarihli sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı, faturanın posta yolu ile davalı adına 16.12.2014 tarihinde ... adlı şahsa teslim edildiği, bu çalışanın davalıya ait iş yerinden çıkış tarihinin 22.01.2014 olduğu, davalı tarafından vergi dairesine işyeri kapanışı hakkında dilekçe verilmesi üzerine vergi dairesinin 05.02.2014 tarihli yoklama fişinde söz konusu adresteki iş yerinin 22.01.2014 tarihi itibarıyla ticari faaliyetini sonlandırdığının tespit edildiği, faturaya konu ürünlerin fiili teslimine ilişkin belgelerdeki tarihler dikkate alındığında, dava ve takip konusu faturanın fiili teslim tarihinden itibaren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 231. maddesinin beşinci fıkrasındaki yasal süre içerisinde tanzim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının fatura konusu malların teslimini ve dolayısıyla borcu inkâr ettiği, faturada yazılı malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacının bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davalının ... Sok. No:10 adresindeki iş yerinde faaliyetini 22.01.2014 tarihi itibariyle sonlandırdığı tespitinin yapıldığı, icra dosyasındaki haciz tutanaklarına göre bu adreste 25.05.2015 tarihli kira sözleşmesine istinaden dava dışı ... Durmuş adlı kişinin ticari faaliyette bulunduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura kayıtlı olup, 2013 yılından devreden 358,20 TL davalı alacağının mahsubu ile davalıdan 84.424,42 TL alacaklı olduğu, davalının ise inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediği, davalı iş yerindeki çalışanlara ilişkin ... kayıtlarına göre, teslim belgelerinde adı geçen teslim alan kişilerden ...'in Ocak 2013– 22... döneminde, ...'ın ise Şubat 2013– 22... döneminde davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, çalışanların işten çıkış tarihinin 22.01.2014 olarak kaydedildiği, teslim belgelerindeki kumaş miktarlarının davacı faturası ile birebir aynılık içerdiği, iki teslim belgesinde imzası bulunan kişilerin davalının sigortalı çalışanı oldukları, ülkedeki sigortasız işçi çalıştırma gerçeği de dikkate alındığında, tüm teslim belgelerinde yer alan kumaşların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, alacağın varlığının tespiti bakımından dayanak faturanın teslim tarihlerinden sonra düzenlenmesi ya da VUK hükümlerine uygun düzenlenememiş olmasının bir etkisinin bulunmadığı, teslim tarihlerinin bir kısmının davalının iş yerlerini kapattığını bildirdiği 22.01.2014 tarihi öncesine denk gelmesi ve tüm teslim belgelerindeki miktarların davacı faturası içeriği ile örtüşmesi dikkate alındığında, her ne kadar davalı tarafça iş yerleri kapatılmış ise de fatura konusu kumaşların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davacının ticari defterlerinde yer alan 358,20 TL davalı alacağının mahsubu ile davacının, davalıdan 84.424,42 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ödeme noktasında herhangi bir iddia ve delil ileri sürülmediği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin ise yerinde görülmediği, faturaya dayalı alacağın likit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/4716 E. sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 84.424,42 TL alacak üzerinden devamına, hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında 16.884,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bir adet fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bir adet fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Davacı; davalıya kumaş satışı yaparak malı teslim ettiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, haksız olarak borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafından sunulan kayıtlardaki kumaş miktarlarının fatura ve sevk irsaliyesinde yazılı miktarlarla uyuştuğundan bahisle ve yazılı diğer gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlara göre davalı adına düzenlenen sevk irsaliyesinin ve 84.782,62 TL bedelli faturanın tarihinin 21.11.2014 olduğu görülmektedir. Davacı tarafından teslimi ispatlamaya ilişkin sunulan imzalı kayıtlarda müşteri kısmında davalı ... adının yazdığı, 05.08.2013 tarihli kayıtta teslim alan kısmında "...", 11.11.2013 tarihli kayıtta teslim alan kısmında "...", 05.02.2014 tarihli kayıtta teslim alan kısmında "...", 07.02.2014 tarihli kayıtta teslim alan kısmında "..." 24.02.2014 tarihli kayıtta teslim alan kısmında "...", 06.11.2014 tarihli kayıtta "..." isminin yazdığı ve davacı tarafından sunulan bu kayıtların fatura ve sevk irsaliyesinden daha önceki tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalının ticareti terk ettiğini belirttiği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan 16.11.2018 tarihli müzekkere cevabında sunulan 05.02.2014 tarihli yoklama fişinde davalının 22.01.2014 tarihinde işyerinde faaliyetini sonlandırdığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin ve sigortasız işçi çalıştırmanın vaka olduğu dikkate alınarak ihtimal üzerine fatura konusu malın teslim edildiğine dair gerekçeye yer verilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece davalının ticareti terk ettiği tarih, davacının düzenlediği fatura ve sevk irsaliyesi tarihleri, fatura ve sevk irsaliyesinin ticari defter kayıtlarındaki tarihleri ve teslim edildiği belirtilen malların fatura ve sevk irsaliyesi tarihinden yaklaşık bir yıl önce teslimin yapıldığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.