Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5185 E. 2026/2351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5185
- Karar No
- 2026/2351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/370 Esas, 2025/938 Karar HÜKÜM :Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/250 E., 2022/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, tescil başvurusunda bulunduğu tasarımın taklitlerinin davalı şirket tarafından ''...'' markasıyla haksız olarak üretilerek satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalı ...'in, davalı şirket tarafından "..." markasıyla üretim ve satışı yapılan taklit ürünleri, kendine ait iş yerinde ve yine kendisine ait instagram satış sayfasında sattığını, davalı şirketin iş yerinde ve yine davalıya ait "@..." adlı instagram sayfası üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporları ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, maddi tazminatın hesaplanmasına dair tercihlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un 151/2-a hükmü yönünde olduğunu, müvekkilinin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişlerin iptal edildiğini, müvekkiline ait tasarımın kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretildiğini ve seçkin mağazalarda satışa sunulduğunu, buna karşın davalı tarafından üretilen taklit ürünlerin ucuz malzemeden özensizce dikilip satıldığını, nitekim delil tespit dosyası ile tespit edilen taklit ürünler ile müvekkili tasarımlarının karşılaştırılmasında müvekkilinin ürünlerinin itibarına zarar verildiğinin belirtildiğini ileri sürerek davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, belirsiz alacak davası hükümlerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 100,00 TL itibar tazminatının, 20.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 28.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının endüstriyel tasarımına hakkına tecavüz edildiğini ileri sürdüğü söz konusu ürünlerin üretiminde ve/veya piyasaya sürülmesinde müvekkilinin herhangi bir girişiminin olmadığını, delil olarak sunulan raporlarda bilirkişilerce davacının iddiasını ispatlayacak herhangi bir teknik incelemede yapılmadığını ve afaki beyanlarda bulunulduğunu, ürünler arasında benzerlik bulunmasının tek başına davacı tasarımına tecavüz anlamına gelmediğini, tecavüzün olabilmesi için farklı Kriterlerin de varlığına ihtiyaç bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; bilirkişiler tarafından müvekkilinde ... numaralı tescilli ürünlerin 37 numaralı olana rastlanmadığının açıkça belirtildiğini, diğer davalı ...'nın işyerinde davacıya ait olduğu iddia edilen ürünlerin üzerinde "..." markası etiketi bulunmasının müvekkilini ilgilendirmeyeceğini, "..." markası bilinen bir marka olduğundan başkaları tarafından ürünlerine "..." etiketi yapıştırıldığını, davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının zararını ispat edemediğini, müvekkillerinin, hiç bir ürün taklit etmediğini, hiç bir ürünü haksız olarak üretmediğini ve satışa sunmadığını, tespit davasındaki bilirkişi raporunda tescilli ürün ile tespiti istenen ürünün karşılaştırmasında bariz farklılıklar olduğunun açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunun tek taraflı ve yanlı olduğunu, tüm elbiselerde kol, bel, astar, pliser bulunduğunu, elbette benzer yönlerin olacağını, müvekkili şirket ve davalı şirket yetkilisi olan ...'in kişisel olarak tasarım hakkı ihlal etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı şirket ve ... vekilince husumet itirazında bulunulmuş ise de tespit dosyasındaki diğer davalının ürünleri bu davalıdan aldığına yönelik beyanları ile ...'in şirket yöneticisi olduğu dikkate alındığında husumet itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafa ait tasarım tescili ile dava dosyası ekinde delil olarak sunulan “...” marka etiketli ürün örneği arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait 20 ... numaralı tasarım tescili ile @... paylaşım adresinde yer alan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, sonuç olarak tasarım tecavüzü şartlarının oluştuğu, maddi tazminat talepleri yönünden davalının ticari defter ve kayıtlarında, faturalarında, satışlarında dava konusu tecavüze uğrayan ürünle alakalı tespit yapılamadığı, sektör uygulaması gözetilerek tasarım tescil tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 31.500,00 TL davaya konu üründen elde etmesi muhtemel kazancın olabileceği yönünde tespit ve değerlendirmelerinde bulunulmuş ise de net bir zarar belirlenemediği gibi davacının hesaplamaya yönelik taleplerinin soyut iddiadan ibaret olduğu, bu hususları ispata yarar kesim faturası vs sunulmadığı dikkate alındığında bahse konu hesaplamanın yargılamada baz alınamayacağı, kullanım durumu ve eylem dikkate alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi gereği takdiren 20.000,00 TL üzerinden maddi tazminatın yerinde olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların piyasaya sunmuş olduğu ürünlerin davacıya ait tescilli tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda iltibasa sebebiyet verdiği değerlendirilen ürünlerin davalılarca üretim ve satışının durdurulmasına, davalılar uhdesinde olmak kaydı ile ilgili ürünlere el konularak yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafları davalılara ait olmak üzere imhasına, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ile takdiren 20.000,00 TL'nin (davalı ... yönünden 5.000,00 TL ve işleyecek faizi ile sınırlı olmak üzere) tespit tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 10.000,00 TL'nin (davalı ... yönünden 5.000,00 TL ve işleyecek faizi ile sınırlı olmak üzere) tespit tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus olmak üzere ilanına karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Rasim'e ait mağazada yapılan tespite göre taklit olduğu iddia edilen elbiselerin davalı şirketten satın alındıkları beyan edilmiş ise de, bu beyanın tek başına yeterli olmadığı, davalılara ait defter incelenmesinde de herhangi bir kayda rastlanılmadığının tespit edildiği, davalı şirket vekilinin, tespit raporuna itirazı ve yargılama boyunca dilekçelerinde ürünün kendilerinden alınmadığını ve kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü, davalı şirket adresinde yapılan tespitte tecavüze konu ürüne benzer tasarım bulunmadığı gibi, davaya konu davalı ...'in adresinde ve internet sitesindeki ürünlerin davalı şirketten alındığını gösterir fatura, ticari kayıt ya da herhangi bir delile rastlanmadığı, davalı vekilinin itirazında kötüniyetli olarak şirket unvanının etikette kullanılmış olabileceğini savunduğu, ispat yükünün davacıda olduğu, davalı şirketi ve yetkilisi yönünden ihlal fiilinin ispat edilemediği, bu davalılar yönünden davanın reddi gerektiği, davalılardan ... yönünden hükmedilen maddi tazminata ilişkin değerlendirmede, davalının 20.05.2020 tespit tarihinden, 20.07.2020 dava tarihine kadarki ihlal süresi içerisinde kaç adet ürün satıldığının tespit edilemediği, Mahkemece alınan 10.06.2021 tarihli raporda, sorgungiyimdunyası rumuzlu instagram hesabında yer aldığı tespit edilen çoklu görsellerden 27.06.2020, 01.05.2020, 23.04.2020 tarihli içeriklerin ise dava tarihinden önceye, 02.08.2020, 03.08.2020, 11.01.2021 tarihli içeriklerin ise dava tarihinden sonraya ait olduğu, tazminat hesabının kayıtlar üzerinden tespit edilemediği anlaşılmakla birlikte, davalı ...'nın adresinde on üç adet ürün tespit edildiği, dava tarihine kadar ürünlerin tamamını sattığına dair bir delil bulunmadığı, iki aylık ihlal süresi göz önünde bulundurularak mahkemece TBK'nın 50. maddesine göre, takdiren davalılardan ... aleyhine 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin itirazları yönünden; mahkemece delil tespiti dosyasında yapılan yargılama giderinin de mahkeme masrafına dahil edilerek hesaplama yapılması gerekir iken yapılmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu istinaf sebebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalılardan ...'nın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, davalılardan ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekilinin istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılardan ...'nın piyasaya sunmuş olduğu ürünlerin davacıya ait tescilli tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda iltibasa sebebiyet verdiği değerlendirilen ürünlerin davalılardan ... tarafından satışının durdurulmasına, davalılardan ... uhdesinde olmak kaydı ile ilgili ürünlere el konularak yeddiemine tevdiine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 5.000,00 TL'nin tespit tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 5.000,00 TL'nin tespit tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafları davalı ...'na ait olmak üzere tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus olmak üzere ilanına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince tasarıma tecavüz şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine ise davalılar ... Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve yetkilisi ... yönünden ihlal fiilinin ispat edilemediği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, bu davalılar yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... yönünden reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı ... lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen maddi tazminat talepleri açısından davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (6) numaralı hüküm fıkrasına (6/h) numaralı bendi olacak şekilde “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...'na iadesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.