Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4984 E. 2026/2612 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4984
Karar No
2026/2612
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi SAYISI : 2014/815 Esas, 2021/988 Karar HÜKÜM : Davalılar ..., ....hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... hakkında açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132/10. fıkrası uyarınca durdurulmasına, bu davalılar hakkında esasın bu şekilde kapatılmasına, davalılar, .. ve .. Hakkında davanın reddine,

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Bank A.Ş.'nin iştiraklerinden olup, ... Bank A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (...) 09.07.2001 tarih ve 383 sayılı kararı uyarınca TMSGF'na devredilmesi ve ... Faktoring ve Forfaiting Hizmetleri A.Ş.'nin %80.10 hissenin BBDK TMSF'ye geçtiğini, davacının iştiraki bulunduğu ... Bank A.Ş.'nin 26.12.2001 tarih ve 562 sayılı karar uyarınca ... A.Ş. bünyesinde birleştirilmesine karar verildiğini, bankanın iştiraklerinden olan davacı ... Faktoring Forfaiting Hiz. A.Ş.'nin eski yöneticilerinin iş ve işlemleri le ilgili olarak ... Bank A.Ş. Teftiş Kurulu Müfettişlerince yapılan inceleme ve soruşturmalar sonucunda düzenlenen 18.01.2002/1 tarihli ... Faktoring ve .. Hiz. A.Ş.'nin mali yapısının zaafa uğratan işlem ve olayların incelenmesi ve sorumlulukların tespiti konulu soruşturma raporundan hareket edilerek davalıların, davacı yönünden müştereken ve müteselsilen mali sorumlulukları olduğunun tespit edildiğini, teftiş raporlarında ayrıntıları sıralanan her bir olay sebebi ile 1999-2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorumlu olduklarının görüldüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve denetçi sıfatları ile kanunların ve şirket ana sözleşmesinin kendilerin yükledikleri görev ve sorumlulukları yerine getirmeyerek, davacının büyük ölçüde zarara uğramasına sebebiyet veren davalılardan şimdilik 100.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek TCMB tarafından ilan edilen reeskont faizi ile birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 28.10.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile davalarını 15.768.487,12 TL olarak ıslah ettiklerini, işbu ortaklık zararının, zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek TCMB ilan edilen en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları tutarında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın 1997 Haziran ayında davacı şirkette göreve başladığını ve Ekim 1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi görevine başladığını, 15... tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek ayrıldığını, yine davalı ...'ın 01.09.1996 tarihinde göreve başlayıp 30.09.2000 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ve şirketten istifa ederek ayrıldığını, faktoring işleminin yapıldığı ve davalıların görevi bıraktıkları tarihten itibaren 2 yıl süre geçtiğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, mevcut ibra kararlarını hükümsüz sayan ve ibraları kaldıran 17.05.2002 tarihli genel kurul kararının hükmü olmadığını, davalıların ibra edildiğini ve haklarında ibra kaldırılarak dava açılamayacağını, davalıların yönetim kurulu kararlarında imzaları olmadığını, davalıların görevli oldukları dönemde sorumluluklarını gerektiren davranış ve ihmallerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; geçmiş dönemde alınmış hukuken geçerli kararların, geriye etkili şekilde kaldırılmasının hem özel hukukun hem de idare hukukunun hem de hukuk devletinin en temel ilkelerinden olan hukuki güvenlik ve kazanılmış haklara saygı ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu, hukuki niteliği itibariyle ibranın bir menfi borç ikrarı olduğunu, tek taraflı olarak gerçekleştirilen ikrardan dönmenin mümkün olmadığını, davacı şirketin 17.05.2002 tarihinde yapılan 2001 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 1997, 1998, 19 99... yıllarında görev yapan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin ibra kararlarının hükümsüz sayılmasına ilişkin kararının mutlak butlanla batıl olduğunu, davalıların, ... Faktoring ve Forfaiting Hiz A.Ş.'ne bir tüzel kişiyi temsilen atandığını ve yönetim kurulu üyeliği nedeniyle her ne ad altında olursa olsun hiçbir ücret almadığını, bu nedenle davalılara hukuki sorumluluk atfedilemeyeceğini ve husumet yöneltilemeyeceğini, davalıların şahsi sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir iş ve işleminin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı şirkette yönetim kurulu üyesi, kredi komitesi üyesi, teftiş kurulu üyesi veya başkanı olmadığını, davalının imzasını taşıyan bilançoların sahteliği veya gerçeği yansıtmadığının iddia edilmediğini, davalının imzasını taşıyan bilançoların Türk ve uluslararası muhasebe sistemlerine göre düzenlenmiş ve şirket yetkililerinin kendisine sunduğu tüm şirket kayıtlarına ve Türk ve uluslararası muhasebe sistemine uygun olduğunu, davacının öncelikle davalının hangi tarihte, hangi eylem ve işlemiyle şirketin zararına sebebiyet verdiğini açıkça belirtemisi ve kanıtlarını sunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ibra kararlarının geriye dönük olarak kaldırılamayacağını, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresinin, ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükârda 5 yıl olduğunu, dava konusu işlemlerde davalıya tahmil olunabilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorumluluğunu gerektirecek bir zararın olmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen şahsi sorumluluk tutarının nasıl ve ne şekilde hesaplandığına dair açıklık bulunmadığını, davalıların kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği özen ve sadakat yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, görev süresi içinde sorumluluklarını gerektiren kusurlu bir eylem veya işlemleri bulunmadığını, kanunların ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği özen ve sadakat görevini yerine getiren üyenin sorumluluğundan ve kusurundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.

6.Davalılar ..., ..., ... ve .. vekili cevap dilekçesinde; geçmiş dönemde alınmış hukuken geçerli kararların, geriye etkili şekilde kaldırılmasının hem özel hukukun hem de idare hukukunun hem de hukuk devletinin en temel ilkelerinden olan hukuki güvenlik ve kazanılmış haklara saygı ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu, ibranın bir menfi borç ikrarı olduğunu, tek taraflı olarak gerçekleştirilen ikrardan dönmenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

7. Diğer davalılar cevap dilekçelerinde; davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI 1.İstanbul 9.Asliye ... Mahkemesinin 2003/242 E., 2005/101 K. sayılı 10.03.2005 tarihli kararı ile görevsizlik nedeniyle dosyanın İstanbul 1. Asliye ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, görevsizlik kararı temyiz edilmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/10571 E., 2006/11309 K. sayılı 07.11.2006 tarihli ilamı ile, davalılardan ..., ..., ..ve ... vekillerinin görevli mahkemenin İstanbul 9. Asliye ... Mahkemesinin görevli olduğundan temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiş ve dosya İstanbul 9. Asliye ... Mahkemesinin 2007/181 E. sırasına kaydedilmiş, bozma dışında kalan davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden görevsizlik kararı 21.05.2005 tarihinde kesinleşmiş olduğundan, bu davalılar yönünden dosya İstanbul 1. Asliye ... Mahkemesine gönderilerek 2008/476 E. numarasını aldığı, İstanbul 1. Asliye ... Mahkemesinin 2008/476 E., 2008/722 K. sayılı 17.12.2008 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay incelemesine gönderilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2009/5403 E., 2009/7506 K. sayılı 13.11.2009 tarihli ilamı ile İstanbul 9. Asliye ... Mahkemesi yargı yeri olarak belirlendiği, dosya İstanbul 9. Asliye ... Mahkemesine gönderilerek 2010/56 E. sırasına kaydedilmiş ve 2010/56 E., 2010/231 K. sayılı 06.05.2010 tarihli karar ile davanın İstanbul 9. Asliye ... Mahkemesinin 2007/181 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği, ve yargılamaya tüm davalılar yönünden İstanbul 9.Asliye ... Mahkemesinin 2007/181 E. sayılı dosyası üzerinden devam olunmuş, mahkemelerin tek hakimli olarak iş bölümü nedeniyle dosya İstanbul 32. Asliye ... Mahkemesine tevzi edilerek 2011/76 E. sırasına kaydı yapıldığı, İstanbul 32. Asliye ... Mahkemesi ise kapatılarak mahkememize devredilmesi sonucunda dosya son olarak İstanbul 10. Asliye ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Mahkemece, davacı ... Faktoring ve Forfaiting Hiz A.Ş.'nin ... Bank A.Ş.'nin iştiraklerinden olup, ... Bank A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 09.07.2001 tarih ve 383 sayılı kararı uyarınca TMSF'na devredilmesi ile ... Factoring ve Forfaiting Hiz A.Ş.'nin %80,10 hissesinin de BBDK TMSF'ye geçtiği, ... Bank A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 26.12.2001 tarihli kararı uyarınca ... A.Ş. bünyesinde birleştirilmesine karar verildiği, ... A.Ş.'nin ve dolayısıyla ... Bank A.Ş.'nin ortaklık payları ve yönetim ve denetiminin TMSF'ne devredildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, şirketin eski yöneticilerinin iş ve işlemleri ile ilgili olarak ... Bank A.Ş. teftiş kurulu müfettişlerince düzenlenen teftiş raporuyla tespit edilen zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı, davacı şirketin yönetim kurul ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin; yönetim kurulu üyeleri ...'ın 19.07.1996-05.03.1998, ...'in 19.07.1996-15.11.2000, ...'ın 19.08.1996-30.11.1998, ...'ın 29.12.1998-14.12.1999, ...'ın 10.09.1999-17.11.2000, P.Ülkü Bıyık'ın 22.11.1999-26.03.2001, ...'in 31.07.2000- 14.11.2000, ...'in 26.03.2001-17.11.2001, ...'un 27.03.2001-12.07.2001, denetim kurulu üyeleri ...'in 29.12.1998-08.05.2001, ...'in 07.09.1999-08.05.2001, ...'ın 08.05.2001-17.07.2001, ...'in 19.07.1996- 30.09.1997, ...'ın 20.12.1996-10.09.1999, ...'ün 01.07.1997-29.12.1998, ...'nun 01.07.1997-29.12.1998, ...'ın 05.03.1998-10.09.1999, ...'nin 05/03/1998-01.07.2000 tarihleri arasında görev yaptıkları, TMSF tarafından dosyaya sunulan 2 adet protokol bulunmakta olup, söz konusu protokollerin incelenmesinde; her iki protokolde alacaklı kısmında (madde 1.1.) "İşbu protokol konusu borçların alacaklısı, TMSF'ye intikal eden bankalardan ... Bank A.Ş., ... Bank .. Ltd, .. Bankası A.Ş., Bank ... A.Ş., ... Bank A.Ş., .. Bank A.Ş., .. A.Ş., .. Bank A.Ş., .. Bank A.Ş., Türk ... Bankası A.Ş., .. .. Bankası T.A.Ş, .. Bankası T.A.Ş, .. Bank A.Ş., .. A.Ş., Bank .. T.A.Ş" denilmekte olduğu, protokolün 1.2. maddesinde açık ünvanları ve adresleri yazılı borçlular ve müşterek borçlu kefiller arasında işbu protokolde yazılı koşullar çerçevesinde aralarında davacının da yer aldığı bir kısım tüzel kişilerden olan protokol konusu alacakların tahsil ve tasfiyesi hususunda anlaşıldığı, protokolün konusunun protokolde yer alan şirketlerin kullandıkları ve geri ödemedikleri kredilerle ilgili olduğu, huzurdaki davanın konusunun ise davacı ... Faktoring ve Forfaiting Şti'nin faktoring işlemleri, faiz zararları, menkul kıymet zararları, iştirak zararları, kaynak maliyeti, gider paylaşımı ve kur farkı giderleri vs.den oluştuğu, her iki ... Grubu Protokolleri incelendiğinde söz konusu protokollerin konusu ve amacının "...az yukarıda zikredilen 23 şirketin ve borçluların fona intikal eden bankalardan kullanmış oldukları kredilerden ve protokolde belirtilen sair sorumluluklardan kaynaklanan ve fona temlik edilen/edilecek alacaklar ve diğer alacakların işbu protokol koşulları çerçevesinde borçlular ve kefiller tarafından ödenmesinin esas ve usullerinin belirlenmesi" olduğu, söz konusu protokolde müşterek borçlu müteselsil kefil konumunda bulunanların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... olduğu, davacı TMSF tarafından dosyaya sunulan tahsilatlar incelendiğinde protokollerde borçlu olarak protokolü imzalayan şirketler ve kefiller tarafından protokol öncesinde 52.892.343,77 TL, protokol sonrasında 181.327.771,18 TL olmak üzere toplam 234.220.114,95 TL tahsilat yapıldığı, tanzim olunan ve mahkemece de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin 1996-2001 yıllarına ilişkin yasal defter kayıtları incelendiğinde zarar iddiasına konu tüm hesapların alt hesaplar kullanılarak değil, tek bir havuz hesabına işlendiği, örneğin Alıcı B firmasının cari hesabı ayrı bir alt hesap verilmek suretiyle ayrı kayıtlanmadığı, tek havuz hesap açılarak tüm alıcı firmalar bir havuz hesabında tutulduğu, davacı şirketin bilgisayar ortamında muhasebe kayıtlarına ulaşılamadığından havuz hesaplar içerisinden tek tek zarar olup olmadığı hususunun araştırılmasının mümkün olmadığı, ancak TMSF tarafından incelemeye ibraz edilen ve dava dosyası içeriğinde yer alan davacı ... şirketine ait mali tablolar üzerinden davacı şirketin 1996 kuruluş tarihinden 1997 yıl sonuna kadarki kâr/zarar hesapları bir bütün olarak tespit edilebildiği, 01.01.1998-26.02.1998 arası şirket defterlerinde gelir gider maliyet hesaplarının ara dönem olması hasebiyle oluşturulamamış olması nedeniyle tespit edilemediği, söz konusu 19 96... yılları gelir gider durumlarının ayrıntılı dökümünün yapıldığı, gelir tabloları incelendiğinde, davacı şirketin vergi öncesi ticari kârının 1996 yılında 3.312,73 TL, 1997 yılında 204.136,00 TL olduğu, şirketin söz konusu yıllarda ticari zararının bulunmadığı, söz konusu yıllarda şirketin alacaklarıyla ilgili olarak şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılmadığı, grup şirketleriyle ilgili olarak da şirketin herhangi bir zarara uğradığına yönelik bir bilginin mali tablolarda yer almadığı, dosyaya sunulan ... Bank Teftiş Kurulu başlıklı 18.01.2002 tarihli "İnceleme Raporu" ve ekleri incelendiğinde, rapor içeriğinde tespiti yapılan dayanak ekstreler, muhasebe fişleri, mali tablolar, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen yasal defter kayıtlarıyla karşılaştırıldığında belgelerde yer alan kayıtların aynen davacı yasal defter kayıtlarında yer aldığı ve şirketin yasal defter kayıtlarıyla teftiş raporundaki tespitler ile dayanak belgelerin birbirini teyit ettiği, davacı şirketin ihtilaf dönemleri itibariyle ibraz edilen bilgi ve yasal defter kayıtlarının incelendiğinde 31.12.1997 yılı faaliyet gelirinin 1.447.666,00 TL ve net kârının 197.594,00 TL, 31.12.1998 faaliyet gelirlerinin 3.655.841,00 TL ve net kâr/zararının 723.772,00 TL, 31.12.199 yılı faaliyet gelirlerinin 4.634.480,00 TL ve net kârının 556.099,00 TL, 31.12.2000 yılı faaliyet gelirlerinin 6.755.684,00 TL ve net kâr/zararının 959.208,00 TL, 31.12.2001 yılı faaliyet gelirlerinin 4.465.175,00 TL ve net zararının 22.165.708,00 TL olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafından dosyaya sunulan her iki protokolün ve bu protokollerdeki protokol konusu borçların huzurdaki dava ile talep edilen alacaklardan farklı konular içerdiği ileri sürülmüş ise de,açılan davada davacı tarafça davacı şirketin teftiş raporunda belirtilen zararlar sebebi ile davacı şirketin zarara uğratıldığının iddia edildiği, teftiş raporları incelendiğinde, davacı şirketin uğradığı zararlara ilişkin açıklamalarda davacı şirketin grup firmalarına kullandırdığı krediler sebebi ile oluşan zararlar, grup firmaları dışındaki firmalara kullandırılan krediler sebebi ile oluşan zararlar, bir takım firmalara sağlanan faiz indirimleri sebebi ile oluşan zararlar, devlet tahvili alınması ve satılması sebebi ile oluşan zararlar gibi zararların oluşturduğu, yine davacı şirket tarafından ibraz edilen 06.06.2011 tarihli protokolde müflis davacı ... Faktoring ve Forfaiting A.Ş.'nin uğramış olduğu zararların tahsili noktasında ... grubu şirketler ve bir kısım şahıslarla TMSF arasında protokol akdedildiği, bu protokol ile fona borçlu olan tüzel kişilerin fona intikal eden bankalardan kullanmış oldukları kredilerden ve protokolde belirtilen sair sorumluluklardan kaynaklanan alacakların borçlular ve kefiller tarafından ödenmesine yönelik olduğu, bu protokole davalı olarak yer alan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in de imzaladığı ve bu protokoller kapsamında davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davada, davacı vekili tarafından bu davalılar hakkında açılan davanın Bankacılık Kanunu 132. maddesinin 10.fıkrası hükmü uyarınca durdurma kararının talep edildiği, yine bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ...hakkında açılan davanın ise takipsiz bırakıldığı, Görüldüğü üzere, bizzat davacı şirket dahil davacı şirketin uğradığını iddia ettiği bu zararların protokol kapsamında olduğunu kabul etmiş ve bu davalılar hakkında açılmış bulunan davanın protokol hükümleri uyarınca ve 5411 sayılı Kanun'un 132/10 fıkrası uyarınca davanın durdurulmasını talep ettiği, bu sebeple bilirkişi heyetinin protokolleri davaya konu zarar iddialarını kapsamadığı yönündeki görüşüne itibar edilmediği, Bizzat davacı tarafça ve bir kısım davalılarca imzalanan bu protokolle davacı şirketin TMSF'ye olan borçlarının karşılanması üstlenilmiş ve bu protokoller uyarınca dava dosyamızdaki zarar miktarını aşan şekilde protokol öncesi 52.892.343,77 TL, protokol sonrasında yapılan tahsilatlarla da 181.327.771,18 TL (USD karşılıkları sırası ile 37.962.954,75 USD ve 75.818.257,78 USD) tahsilat sağlandığı, bu hususlar dikkate alındığında, ayrıca davacı şirket tarafından grup içi ve grup dışı şirketlere kullandırılan krediler dışında davalıların sorumluluğunu gerektirecek zarar doğurucu bir eylem ve işlem isnat edilmediği gibi, grup içi ve grup dışı şirketlere kullandırılan krediler sebebi ile oluşan zararın da protokolle karşılandığı anlaşıldığından, davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açtığı davanın reddi gerektiği, davalılar ..., ..., ..., ..., ...hakkında açılan davada; Davacı vekili vermiş olduğu 07.12.2021 tarihli dilekçesi ile, bu davalılar hakkındaki davaları takip etmedikleri, bu davalılar yönünden davanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği, bu davalılar yönünden davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 150. maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davada; Davacı vekili vermiş olduğu 07.12.2021 tarihli dilekçesi ile, bu davalılardan hakkındaki davanın ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 132. maddesinin 10. fıkrası hüküm uyarınca durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun (5411 sayılı Kanun) 132.maddesinin 10.Fıkrasında "Fon, takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere, her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plânına bağlanması da dâhil olmak üzere borçlularla anlaşma yapmaya ve borçlularla yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp uygulamamaya, dava açıp açmamaya veya açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkilidir" hükmü göz önüne alınarak bu davalılar yönünden açılan davanın durdurulmasına, ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davalılar ..., ..., .. hakkında açılan davanın HMK 150. maddesi gereği açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132/10. fıkrası uyarınca durdurulmasına, bu davalılar hakkında esasın bu şekilde kapatılmasına, davalılar, ...,.... ve .. .. .. Hakkında davanın reddine, karar verilmiş, hüküm, davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı yönetici ve denetçilerin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Davacı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, davacı TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4984, K. 2026/2612, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-4984-e-2026-2612-k-0a98d8eb41e9