Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4775 E. 2026/2198 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4775
Karar No
2026/2198
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1740 Esas, 2025/825 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/95 E., 2023/655 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... Mobilya Elektronik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (... Mobilya) tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibe dayanak 04.10.2018 vade tarihli ve 520.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığını, çekin baskı ve zorla müvekkillerinden alındığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin sonradan öğrendiğine göre davalı ... Mobilya şirketinin paravan şirket olduğunu, bu şirketin de içinde bulunduğu birçok paravan şirketten oluşan organizasyonunun söz konusu olduğunu, icra dosyasında alacağı temlik alan diğer davalı şirketin de bu organizasyonun bir parçası olduğunu, aralarında gerçek bir temlik ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ...'nın o dönem ortaklarından birisi olduğu dava dışı çok ortaklı ... Yapı İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (... Yapı) 2017 yılında davalı ... Mobilya'dan nakit para aldığını, karşılığında birden fazla çek ve İstanbul ... İlçesindeki taşınmazı davalı ... Mobilya'ya verdiğini, sonra ... Mobilya'nın bu arsa üzerindeki ... Bankası ipoteğini bahane ederek ... Yapı'dan teminat istediğini, ancak ...'nın teminat veremediğini, bunun üzerine davalının müvekkillerinden talepte bulunduğunu, müvekkilleri önce bunu kabul etmese de davalı tarafından baskı uygulandığını, ...'ya ait olan fakat aslında fiili olarak başkalarına satılmış olduğunu davalının da bildiği İstanbul'daki bir kısım taşınmazlar üzerinde davalı ... Mobilya lehine ipotek tesis edildiğini, daha sonra ... 'nın davalıya ödemelerini yapamaması nedeniyle davalının müvekkili ...'nın verdiği ipotekleri paraya çevirmek üzere harekete geçeceklerini söyleyerek müvekkilleri üzerinde baskı kurduğunu, tehdit ve şantajla yeni teminatlar istediğini, bunun üzerine ortada bir borç olmadığı halde müvekkillerinin birden fazla çeki davalı şirkete cirolayarak vermek zorunda kaldığını, dava konusu çeklerden birinin de bunlardan biri olduğunu, baskı, tehdit ve şantaj ile alındığını, karşılığının olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya dayanak çekin dava dışı şirketin cirosu ile müvekkili ... Mobilya tarafından teslim alındığını, icra takibinden sonra takip konusu alacağın diğer müvekkili ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ye temlik edildiğini, keşide tarihinden 5 yıl geçtikten sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın iddialarını ispatlayıcı yazılı delil bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğu, çekteki imzasına itiraz etmeyen davacının, dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı yönündeki iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda, davacı taraf dava konusu çekin baskı ve zorla alındığını ileri sürmüş ise de, çekin düzenlenme tarihi ile takip tarihi dikkate alındığında, dava tarihine kadar geçen 4 yıllık sürede herhangi bir suç duyurusunda bulunulmamış olması karşısında davacı iddialarının samimi ve inandırıcı olmadığı, yasal unsurları tam olan dava konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığından söz edilemeyeceği, iddia edilen vakıaların yemin deliliyle ispatlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların çekin keşidecisi ve lehtarı olduğu, ciro silsilesinde bir bozukluğun, davacıların imza inkarının bulunmadığı, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan çekle ilgili borçlu olunmadığının ispat yükünün davacıda olduğu, dava sebebine göre davalıya yemin teklif edilemeyeceğinden borçlu olunmadığının yazılı delille ispatının gerektiği, davacıların, takibe konu çeki tehdit ve baskı altında imzaladıklarını iddiasının ispatı için tanık dinlenebilirse de, davacılar delil listesinde tanık deliline dayandıkları halde, mahkemece tanık listesi sunmaları için kendilerine süre verilmediği, ancak davacılar vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin bulunmadığı, her ne kadar davacılar vekili mahkemece tahkikat yapılmadan ve delilleri toplanmadan davanın reddine karar verildiği belirtilerek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının delil listesinde ceza soruşturması hakkında somut bir bilgi verilmediği, yalnızca "soruşturmalar" ibaresine yer verildiği, istinaf dilekçesinde dahi soruşturma dosyasının numarasının ve hangi Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturmanın yürütüldüğünün bildirilmediği, istinaf dilekçesinde belirtilen, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/534 E. sayılı dosyasının da delil olarak bildirilmediği, duruşmada bu dosyanın getirtilip incelenmesinin talep edilmediği, bildirilen diğer delillerin de dava konusunu aydınlatabilecek nitelikte olmadığı, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince, diğer sebeplerin yanı sıra çekin keşide tarihinden dava tarihine kadar 4 yıl geçtiği değerlendirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince süreye ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın davacı taraf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 37... . maddeleri ile 39. maddesinde yer alan "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." hükmü dikkate alınarak, dava konusu çekin de yer aldığı somut olaya ilişkin davacılar tarafından yapılan şikayet üzerine hazırlık soruşturması başlatıldığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (..., ve ... Suçlar Soruşturma Bürosu) tarafından 2025/2981 sayılı iddianame düzenlendiği, işbu davanın davalısı şirketlerin yetkililerinin de içinde bulunduğu şüpheli sanıklar hakkında tefecilik suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmasının talep edilmesi karşısında öncelikle TBK'nın 39. maddesi somut olayda tartışılıp değerlendirildikten sonra davanın süresi içinde açıldığının anlaşılması halinde davacı delilleri toplanarak davanın esasına girilmesi gerekirken, ön inceleme duruşmasında "Her iki tarafın karşılıklı iddia ve savunmaları birlikte değerledirildiğinde uyuşmazlığın çözümü için dosya kapsamının yeterli olduğu, davacı tarafça toplanılması istenilen delillerin sonuca etkisinin olmayacağı, davacı tarafın bildirmiş olduğu delillerin toplanmasına gerek olmadığı, mevcut dosya kapsamı ile yetinilmesi" şeklindeki kısa gerekçede yer verildiği hali ile davacı deliller toplanmadan, tanık isimlerini bildirmek üzere süre verilmeden, bildirilen tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4775, K. 2026/2198, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-4775-e-2026-2198-k-2a01b4d0fe28