Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. 2026/2186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4125
- Karar No
- 2026/2186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/652 Esas, 2025/680 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/735 E., 2021/987 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un davacı şirketin tek ortağı olduğunu, "..." markasının tek sahibinin de davacı şirket olduğunu, davalının internet sitelerinde yer alan haber ve yorumlarıyla müvekkili ... ve ... markasının FETÖ ile bağlantılı-iltisaklı olduğuna yönelik iddialarda bulunduğunu, bu suretle ...'un kişilik haklarına ve saygınlığına saldırıda bulunulduğunu, aynı zamanda ... markasının toplumda ulaşmış olduğu ticari itibarına ve saygınlığına da zarar verildiğini, müvekkillerinin haber ve yorumlardan maddi ve manevi zarar görüklerini, davalının eylemlerinin kötüleme suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, söz konusu internet sitelerine erişimin engellenmesine, her bir davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin günlük olarak yayınlanan Gazetesinin çalışanı olup sarı basın kartı sahibi olduğunu, davacının davaya konu ettiği iddiaların tamamının gazetecilik faaliyeti kapsamında ve eleştiri mahiyetinde olup davacılarla değil, davacı şirketin eski unvanı olan ... A.Ş. ve onun yönetim kurulu başkanı ...la ilgili olduğunu, davacı ...'un doğrudan hedef alınmadığını, ancak ... isminin geçtiği yerlerde dolayısıyla anıldığını, müvekkili ve gazetesinin FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını yapmış olup davacılara karşı özel bir husumeti veya başka bir sebeple özel bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... tarafından davalıya yönelik açılan davanın yargılamanın iyi bir şekilde gerçekleştirilmesi için bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği, işbu davaya davacı şirketle ilgili devam edildiği, davalıya ait sosyal medya hesaplarında ve internet sitesinde davacı şirketin FETÖ şirketi olduğunun ifade edildiği, ancak davacı şirket ve yöneticisi hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı halde ..., ..., ... internet sitesindeki haberlerdeki paylaşımların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54... . maddesi uyarınca davacı şirketin markası, işleri ve faaliyetleri hakkında, yanlış, yanıltıcı açıklamalar ile kötülemede bulunulduğu, rakip firmalar ve müşteriler arasındaki ilişkileri olumsuz olarak etkilediği, ticari itibarının zarar gördüğü, bu açıklamaların basın özgürlüğü sınırlarını aştığı, davalının haksız rekabeti sebebiyle oluşan maddi zarar ispat edilememiş ise de haksız rekabetin, haksız fiil olup eylem nedeniyle davacının zarara uğradığının kabulunün hayatın olağan koşullarının gereği olduğu, bu sebeple 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca tazminatın dava konusu paylaşımların niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi ve hakkaniyet kuralları gözetilerek belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... Halı Tekstil San. ve Tic. A.Ş'nin ... markası ve davacı şirket hakkındaki internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yer alan davalı beyanlarının TTK.'nın 54. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve bu internet sitelerinde davacı hakkındaki kısımlara erişimin engellenmesine, 500,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haber başlıkları ve buna dayanılarak yazılan davaya konu yayınlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olmakla birlikte, yazı içerikleri incelendiğinde; davalının basın özgürlüğünü aşar biçimde "..." markasını açıkça kötülediği, yazıların davacının ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, haksız rekabet koşullarının oluştuğu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.