Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/863 E. 2024/8901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/863
- Karar No
- 2024/8901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1730 Esas, 2023/1386 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/127 E., 2021/192 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/90271 sayılı “... 14 ...& ...” ibareli marka başvurusuna, davalı Şirketin "..." esas unsurlu markalarına dayalı olarak yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin çıkarıldığını, oysa taraf markaları arasında, başvurunun reddine karar verilen hizmetler yönünden, iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin İstanbul’un maruf bir semtinin ismi olması nedeniyle kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvuruda yer alan “14” ve “CAFE BİSTRO” ibarelerinin yeterli ayırt ediciliği sağladığını, markaların sınıflarının da birbirinden farklı olduğunu, davalı şirketin “...” ibareli tanınmış bir markasının bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, itiraza mesnet markalarının “gazlı içecekler ve meyve suları” mallarında kullanımının ispatlandığını, müvekkilinin 2001 yılından beri ana faaliyeti olan her türlü gazlı, kolalı, şekerli, tatlandırıcılı, meyveli, vitaminli ve mineralli meşrubatların, aromalı, aromasız meyve suyu, konsantresi, nektarı ve benzerlerinin üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait “...” seri markalarının kullanımının 1946 yılına dayandığını, “...” markasının müvekkilinin içecek sektöründeki uzun süreli ve yoğun kullanımı sonucu ayırt edicilik elde ettiğini ve müvekkilinin ürünleri ile özdeşleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, redde mesnet markaların kullanımının ispatlandığı "Gazlı içecekler ve meyve suları" emtiaları ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan uyuşmazlık konusu 43/1 sınıf hizmetlerin benzer olduğu, taraf markalarında müşterek olarak "..." ibaresinin bulunduğu, "..." ibaresi, İstanbul'da bir semt adı olsa da davalı şirketin "..." ibaresini kullanım yolu ile özellikle "gazlı içecek ve meyve suları" emtiaları yönünden yoğun olarak bilinirliğini arttırdığı, bu emtialar bakımından "..." ibaresini gören, işiten ortalama tüketicinin aklına hemen ve ilk bakışta davalı Şirkete ait markalarının geleceği, bu ibareyi bu emtialar üzerinde gören, işiten ortalama tüketici kesiminin, İstanbul'da bulunan "..." semti ile ilişki kurup bu ibareyi coğrafi kaynak olarak algılamayacağı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.10.2009 tarihli 2007/15062 E., 2009/10131 K., 08.07.2010 tarihli 2008/12773 E., 2010/8078 K. ve 03.12.2010 tarihli 2011/1917 E., 2012/19762 K. sayılı kararlarına konu uyuşmazlıklarda da davalı şirkete ait "..." markalarının tanınmış olduğunun belirtildiği, bu hale göre gazlı içecek ve meyve suları emtiaları bakımından bilinirliği yüksek "..." markalarını bilen, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davaya konu "... 14 ..." ibareli markayı gazlı içecek ve meyve suları emtialarının da servis edilebildiği davaya konu 43/1 alt sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davalı şirketin ya da davalı Şirket ile yapılan sözleşme uyarınca davacının davaya konu marka ile bu hizmeti verdiği hususunda yanılsamaya düşebileceği, redde mesnet "..." markalarının kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.10.2009 tarih 2007/15062 E., 2009/10131 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da 43. sınıftaki hizmetler bakımından davalı şirkete ait "..." markaları ile ilinti kurulabileceğinin belirtildiği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.