Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6125 E. 2024/2230 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6125
- Karar No
- 2024/2230
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2227 Esas, 2022/732Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2016/329 E., 2019/1365 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Eko Mutfak Ekipmanları Ltd. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ise sözleşmede kefil sıfatında bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesine göre, kefalet sözleşmesinde azami miktar, kefalet tarihi, kefil anlamına gelen ibarelerin el yazısı ile yazılması gerektiğini, sözleşmede davalının el yazısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesine göre, kefaletin yazılı şekilde yapılması, sorumlu olunan azami miktar, kefalet tarihi ve mütesilsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girildiğinin el yazısı ile belirtilmesi gerektiği, kredi sözleşmesindeki azami miktar, kefalet tarihi, müteselsil kefil ibarelerinin davalı tarafından yazılmadığı, kefaletin geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı Eko Mutfak Ekipmanları Ltd. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ise sözleşmede kefil sıfatında bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, yapılan takibe itiraz edildiğini, icra takibinde imzaya itiraz edilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, davalı lehine hem maktu hem de nispi vekalet ücreti takdir edildiğini, dava dilekçesinde ... talepleri bulunduğunu, iki ayrı vekalet ücreti verilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesine göre, kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefaletin tarihi belirtilmedikçe geçerli olamayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesinin şart olduğu, davaya konu kefalet sözleşmesinde, azami limit kısmı, kefalet tarihi, müteselsil kefil ibarelerinin davalının ... ürünü olmadığının belirlendiği, bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, çek depo bedeli yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.