Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/848 E. 2024/9079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/848
- Karar No
- 2024/9079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1726 Esas, 2023/1374 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/468 E., 2021/266 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli “... ” ürünlerinin tasarımında tescilli münhasır hak sahibi olduğunu, müvekkilinin bu ürünleri ilk günden itibaren “...” markası altında satışa arz ettiğini, davalı tarafın tescilli 50 numaralı tasarımının satışını yaptığını ancak ilgili ürünün müvekkiline ait önceki tarihli tasarım ile benzer olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/52 D.İş dosyası aracılığıyla bu durumun tespitinin yapıldığını, davalı tasarımının, müvekkili tasarımına tecavüz teşkil ettiğini, bu durumun aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı şirketin 2019/01613 numarası ile tescilli 50 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, müvekkiline ait tescilli tasarıma yönelik davalı fiilinin tecavüz oluşturduğunun tespitine, muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün kaldırılması ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararın tazminine, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, kararın ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tasarımları ile davacının tasarımı arasında farklılıklar bulunduğunu, tespit dosyasındaki raporun hatalı olduğunu, müvekkilinin tasarımının tek bir parçadan değil, iki parçadan oluştuğunu, tasarımın içi tunik, dışı bağcıklı, rüzgarlıksız ve dirseğinde bulunan düğmeye kadar kolu katlanabilir şekilde kap olarak tasarlandığını, iki parçadan oluşan müvekkiline ait tasarımın dışı bağcıklı ve rüzgarlıksız kap kısmı ile davalının sadece hırkadan oluşan tasarımının benzer olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacının 2016/00954 tescil numaralı hırka olarak tek parçadan oluşan tasarımının, davacının tescilinden önce uzun yıllardır piyasada bilinen ve çokça uygulanan bir model olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu tasarımların birer kadın giysisi tasarımı olup tekstil sektöründe seçenek özgürlüğünün bu anlamda son derece geniş olduğu, dava konusu tasarımlar karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların birbirleri karşısında yeni ve ayırt edici olarak kabul edilebilecekleri, davalı yana ait 2019/01613-50 sıra numaralı tasarımın, tasarıma konu görseli itibariyle, davacı adına tescilli 2016/00954-1 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, tasarıma konu görsel itibariyle davacı tasarımından doğan hakları ihlal etmediği, dolayısıyla davalıya ait tasarımın, davacıya ait tasarım hakkını ihlal etmediği gibi haksız rekabet de oluşturmadığı, dosya kapsamında taraf tasarımlarına dair ürün numuneleri yer almadığı gibi davalı yana ait ürünün fiili uygulamasını gösterir bir delile de rastlanılmadığı, davacı tasarım hakkının ihlal edildiğine ilişkin davalı eylemlerine yönelik olarak somut başkaca bir iddia davacı tarafından ileri sürülemediğinden tasarım hakkı ihlali ve haksız rekabet koşullarının somut olayda oluşmadığı, diğer yandan dava konusu hükümsüzlüğü istenen tasarımın başvuru tarihi itibariyle, bu tasarımın yeni olmadığına ilişkin önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir görünüm unsuru tespit edilmediğinden dava konusu tasarımın yeni olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarımın hükümsüzlüğü, tasarım hakkının ihlali ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55,56 ve 77 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, 17.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.