Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/835 E. 2024/9166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/835
- Karar No
- 2024/9166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1595 Esas, 2023/1577 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/322 E., 2021/257 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kamuya yararlı bir dernek olan davacının 2019/55075 sayılı "..." ibareli 35 ve 41. sınıflardaki marka tescil başvurusuna karşı davalı şirketin yayına itiraz sunması üzerine, başvurunun kapsamından 35. sınıf ürün/hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, davaya konu "..." markasının davacı kurumu çağrıştıracağından başka markalarla karıştırılmayacağını, dava konusu marka ile davalı şirketin tescilli markası arasında bağlantı-benzerlik olmadığını, müvekkili Derneğin 14.04.1877’de “Osmani Hilaliahmer Cemiyeti ve 1923’de “Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti” adını aldığını, isminin 1935’de “Türkiye Kızılay Cemiyeti” olarak değiştirildiğini, Kızılay’ın simgesinin ... şekli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-8166 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile 2019/55075 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; başvuru markası olan "..." ibareli marka ile davalı şirkete ait "...", "... AVM", "... HOLDİNG" ibareli markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, tüketiciler nezdinde markaların iltibas ihtimali doğuracak düzeyde benzer olduğunu, verilen karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu "..." ibareli başvurunun ve kısmi redde gerekçe davalı şirkete ait "...", "... AVM", "... HOLDİNG", "... SPOT" ve "... PRESTİJ" markalarının esas unsuru "..." ibaresi olduğundan, başvuru markasının davalı şirkete ait markalarla karıştırılacağını, 1947 yılından önce davacının unvanında “Hilaliahmer” ibaresinin geçmesinin veya kamuya yararlı bir dernek olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, davacının ürünlerini reklamcılık ve pazarlama faaliyetleriyle sattığını ve davalının "..." markasının değerini düşürme tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "..." ibareli başvuru markasının, davalının "..." esas unsurlu markalarıyla müşterek "..." ibaresinden kaynaklı olarak yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında davaya konu 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkra hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... OLSUN" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "..." ibaresinin baskın ve asli unsur olarak ön plana çıktığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "olsun" ibaresinin başvuruya bir ayırt edicilik kazandırmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının başvuru markasını gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." asli unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletmenin markaları şeklinde algılanabileceği, işletmesel bağlantı kurulması ihtimalinin de, iltibas ihtimali kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, aynı/benzer emtia sınıfları bakımından verilen ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.