Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/758 E. 2024/6460 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/758
- Karar No
- 2024/6460
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2569 Esas, 2023/2499 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E., 2019/448 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana Çukurova Yurt Mah. 6406 ada 15 parsel sayılı taşınmazın A1 ve B1 blokta toplam 1500 m² miktarındaki zemin+asma kat+bodrum bölümün 04.10.2011 tarihli sözleşme ile 2.100.000,00 TL bedelle müvekkillerine satıldığını, davalının satışa konu taşınmazın 49/134’er payını davacılar adına tescil ettirdiğini, 18/67 payı ise haksız olarak kendi uhdesinde bıraktığını, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1923 E. 2014/380 K. sayılı hükmü ile bu payın iptaline ve davacılar adına tesciline karar verildiğini, taşınmazın satım senedindeki ölçü miktarını ihtiva etmemesi nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 244 üncü maddesi uyarınca davalının noksanın davacılara iade etmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 519.134,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; protokolün müvekkilini bağlamadığını, davacının daha önce aynı taleple dava açtığını, kesin hüküm ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin mimari projeye göre 1168,8 m² olduğunu, 04.10.2011 tarihli harici sözleşme ile satışı vaad edilen bağımsız bölümlerin miktarının 1500 m² olarak kendilerinden satış bedeli tahsil edildiğini ileri sürerek aradaki fark 331.14 m² kısmın satış bedelinin davalı satıcıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açtığı, dava konusu taşınmaz, mimari projede toplam 1116,8 m² olup sözleşmede ise 1500 m² olarak yer almakta olmakla birlikte sözleşme bedelinin metrekareye göre değil takribi olarak belirlendiği, Yargıtay ilamında değinildiği üzere; ticari nitelikteki işyerini satın alan davacıların basiretli davranarak yönetim planı ve mimari projedeki taşınmaz miktarına göre taşınmazı satın aldıklarının kabulü gerektiği, mimari projeye aykırı taahhüdün hukuken geçerli olamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşınmaz satışında eksik ifa yada ayıplı ifa olup olmadığı ve davacıların taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.