Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/565 E. 2024/8861 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/565
Karar No
2024/8861
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1338 Esas, 2023/1825 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/669 E., 2022/403 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hem davalı şirket hem de ... şirketin, esasen mevcut olmayan alacak iddiasına dayanarak birlikte hareket ettiği, bir yandan hukuk sisteminin tanıdığı hakları kötüye kullanarak haksız ve mesnetsiz başvurularla müvekkil şirketi zor durumda bırakmaya çalışıp, diğer yandan da yargı mercilerini yanlış yönlendirmeye çalıştıkları, bu durum karşı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiği ileri sürerek davalı aleyhine menfi tespit ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, 10.01.2022 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkilini dava dilekçesi ve aşamalardaki belgelerden haberdar olmadığını, yapılan tebligat usulsüz olduğundan, bu dilekçenin cevap dilekçesi olarak kabulü gerektiğini, davacı şirketin müvekkile 899.736,68 TL borcu bulunduğunu, bu sebeple Fatsa İcra Müdürlüğünün 2019/2780 E. sayılı dosyasında yapılan takibe davacının kötü niyetle itiraz ettiğini, Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/63 E. sayılı dosyasında alacağımız haklı bulunularak konkordato projesine dahil edildiğini, ekte sunulu belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin en son 24.08.2018 tarihli olmak üzere borçlu şirket hesabına farklı tarihlerde senet çek ve havale gerçekleştirerek iş bu belirtilen miktardaki parayı davacı yana emanet gönderdiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında organik bağın bulunmadığını, iddia edilen hisse devri tarihinin 27.12.2019 tarihi olduğunu, müvekkil şirketin davacıya yaptığı ödemelerin bundan yaklaşık 1 yıl önceye ait olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde müvekkil lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf, davacı şirketin alacağa ilişkin çek ve havaleleri kendi banka hesabına emanet aldığını gösterir belge düzenlediğini ifade ettiği, söz konusu belgede ''25.08.2018 tarihi itibariyle ... Nakliyat Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. Den 899.736,68 TL (sekiz yüz doksan dokuz bin yedi yüz otuz altı TL atmış sekiz KR.) toplam bedelli çek, senet ve ... İnş. Tic. L.Ş. Banka hesabına EFT şekli ile emanet alınmıştır. İş bu belge kişinin isteği üzerine düzenlenmiştir. ” ifadelerinden ibaret ve menfi tespit talebinde bulunan borçlu ... tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, davalı tarafa göre bu belge ile davacı tarafın borç ikrarında bulunduğu, davacı tarafın ise bu belgenin dava dışı ... Kaplıcası Termal Tesisleri Turz. Tic. Ltd. Şti. ile ortaklığı bulunan davalı şirketin, ... şirketi lehine müvekkiline yaptığı ödemelere ilişkin makbuz niteliğinde olduğunu ileri sürdüğü, üçüncü kişi lehine bir ifadan bahsedilebilmesi için bunun belge metninden anlaşılabilmesi gerektiği, söz konusu belge metninde davalı şirketin üçüncü kişinin borcunu ifa amacıyla paranın verildiğine dair bir iradesinin tespit edilemediği, davacının “emaneten” yaptığı tahsilatı davalıya iade ettiğine veya ... şirketine ödediğine dair bir belge sunmadığı, hal böyle iken ... şirketinin ... şirketini hisse devri yoluyla devir almasının da emaneten yapılan tahsilatın ...'ya iade edildiği anlamına gelmediği, davacı şirket, “emaneten” yapılan tahsilatı kabul ettiği, ancak bu tahsilatın tediyesini veya ... şirketi ile arasında olan ticari ilişki gereği ilgili alacaklı olduğu cari hesaptan tenzil edildiğine dair bir vesika sunamadığı, davacının davasında emaneten de olsa yapılan davalı taraftan toplamda 899.736,68 TL tahsilat yaptığını kabul etmekte ve fakat bu meblağın iadesini, alacaklı kuruma tediyesini belgelendiremediğinden davacının talebinin yersiz olduğu ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince, davalı tarafından müvekkili hakkında Fatsa İcra Dairesinin 2019/2780 E. sayılı dosyasında 25.08.2018 tarihli belgeye dayalı ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı belgenin dava dışı ... Kaplıcası Termal Tesisleri Turz. Tic. Ltd. Şti. ile ortaklığı bulunan davalı şirketin ... şirketi lehine müvekkiline yaptığı ödemelere ilişkin makbuz niteliğinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını ileri sürdüğü, davacının takip dayanağı belgedeki miktarın davalıya iade edildiğini veya dava dışı ... şirketinin borcuna mahsuben alındığını usulüne uygun delilerle ispatlanamadığından yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 129 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/565, K. 2024/8861, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-565-e-2024-8861-k-8cb52669ea22