Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/542 E. 2024/8329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/542
Karar No
2024/8329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1455 Esas, 2023/1401 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/201 E., 2021/140 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “...” markasının Türkiye’de fırıncılık sektöründe fenni maya kullanımında öncü olduğunu, davacının “...” ve “...” markalarının TÜRKPATENT nezdinde 102775 ve 2000/10562 no ile 30. sınıfa giren emtialar için tescilli olduğunu, davalının tescil ettirmek istediği “maximek” markasının davacının bu tescilli ve tanınmış markalarıyla iltibas yaratacak düzeyde benzediğini, davalının bu markasının davacının tanınmış ve seri marka hüviyetinde olan markalarının arasına sızacağını, haksız yarar elde edeceğini ve bu tanınmış markalarının itibarını zedeleyeceğini, taraf markalarının 30. sınıfa giren aynı/aynı tür emtiaları kapsadığını, davalının, davacı markalarına yakın/benzer bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin iyi niyetli bir davranış sayılamayacağını, davalının marka tescil talebinin haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurumu (YİDK) kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2019/77953 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında ortak olan “maxi” ibaresinin toplumun tüm kesimlerinde bilinen ve kullanılan, ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, toplumda herkesçe bilinen ve kullanılan ibareleri kendisine marka olarak seçen kişilerin, bu ibareye eklemeler yapılarak oluşturulan markaların başkaları tarafından kullanılmasına katlanması gerektiğini, taraf markalarının fonetik açıdan da birbirlerinden farklı olduğunu, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması koşullarının oluştuğunu ve dahi davalının dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ispat edemediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının mesnet markalarının Türkiye’de kullanılmadığını, bu yüzden kullanmama def’i ileri sürdüklerini, davacının mesnet markalarının sadece “mayalar” için tescilli olduğunu, davalının ise markasını 30. sınıfa giren tüm emtialar açısından tescil ettirmek istediğini, taraf markalarının renk ve logo unsurları ve genel görünümleri itibariyle ve dahi telaffuzları ve uyandırdıkları algı açısından birbirlerinden farklı olduğunu, taraf markalarının kullanıldığı emtiaların benzer emtia olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının markasının tanınmış bir marka olmadığını, davacının kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin gerek marka işlem dosyasında, gerekse dava aşamasında ibraz ettiği cevap dilekçesi ile davacıya ait itiraza mesnet 2000/10562 ve 88/102775 sayılı markaların kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürdüğü, davacıya ait 2000/10562 sayılı markanın 08/01/2002 tarihinde, 88/102775 sayılı markanın 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği, her iki markanın tescil tarihleri ile dava konusu marka başvuru tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunduğu,davacının 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak "..." markalı kuru maya emtialarının ihracaatına ilişkin konşimento belgeleri ibraz ettiği, ihracaatını yaptığı bu mayaların tarihsiz ürün görsellerine yer verdiği, yine dava aşamasında da davacı tarafın "..." markalı kuru maya emtialarının ihracaatına ilişkin olarak 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin konşimento belgeleri ibraz ettiği, YİDK kararının iptali istemi bakımından dava konusu marka başvuru tarihi olan 20.08.2019 tarihinden önceki son 5 yıllık dönem, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin 7 nci hükmü uyarınca dava tarihi olan 13.08.2020 tarihinden önceki son 5 yıllık dönem nazara alındığında, ibraz edilen konşimento evrakından anlaşılacağı üzere davacı tarafın "..." esas unsurlu gerek 2000/10562 sayılı, gerekse 88/102775 sayılı markası kapsamında tescilli olarak yer alan "kuru mayalar" emtiaları bakımından kullanım külfetini yerine getirdiği, davacının bu markalı emtialarla sembolik ticari faaliyetin ötesine geçecek şekilde ihracaat faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyetin de markaların Türkiye'de kullanım külfetini karşılayacağı, bilirkişi heyetinin kullanım def'i değerlendirmesine yönelik aksi yöndeki kanaatine iştirak edilmediği, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenen emtialardan sadece “mayalar”ın davacının markalarının kapsamında birebir yer aldığı,“mayalar” açısından emtia ayniyetinin gerçekleştiği,“Kabartma tozları” emtiasının davacının tescilli emtiaları (çeşitli tür mayalar) ile aynı tür olduğu, davalının markasının tescil edilmek istendiği “Her türlü un, irmikler, nişastalar.” emtiaları açısından da, davacının markalarının tescilli olduğu “maya” emtiasının, “düşük seviyede benzer” emtialar olduğu , dava konusu 2019/77953 sayılı marka kapsamında yer alan "Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar." emtiaları ile davacıya ait itiraza mesnet 2000/10562 ve 88/102775 sayılı markaların tescil kapsamında bulunan ve kullanım külfeti yerine getirilen "Kuru maya" emtiaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak markalar arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı, markalarda müşterek olarak bulunan "MAXİ" ve "MAKSİ" ibarelerinin ortaklığı dışında, markaların genel görünümleri itibariyle bir benzerlikten bahsetmenin mümkün olmadığı, "MAKSİ/MAXİ" ibarelerinin hemen ve ilk bakışta kavramsal olarak ayırt edici niteliği bulunmayan "Uzun, büyük" gibi anlamsal karşılıklar ile Türkçe'de de yaygın olarak kullanılan "Maximum" kelimesinin kısaltılmışı olarak ortalama tüketicinin zihninde yer edeceği, bu nedenle markalarda yer alan "-PAN" ve "-MEK" eklerine markasal ayırt edici etki atfedeceği, "MAKSİ/MAXİ" ibarelerinin ayırt edici etkilerinin bulunmadığı/çok düşük olduğu, dava konusu markada "maxi" kelimesine eklemlenen "-mek" hecesi ile birlikte bir bütün olarak "maximek" ibaresinin, davacıya ait ".../..." markalarından farklılaştığı, dolayısıyla markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşmayacağı, kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın “...” ve “...” markaları ile dava konusu “maximek” markasında ortak olarak bulunan “maxi/maksi” ibarelerinin Türkçe’de “uzun, büyük” anlamlarına geldiği, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “maksimum” olarak yer aldığı ve günlük konuşma dilinde yaygın olarak bilindiği, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, davacının da maksi/maxi ibaresinin zayıf ayırt ediciliğini öngörmesinin ve aynı ibarenin başka sözcüklerin ilavesiyle farklı kişilerce marka olarak kullanılmasına katlanmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda yer alan diğer ibare, şekil ve renk unsurları ile davacı markalarından ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Davacının "..." ve "..." ibareli markaları mevcut olup, davalı şirket "maximek" ibareli marka başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince markalara eklenen "pan" ve "mek" ibarelerinin yeterince farklılık kattığı, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunması gerekir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalının başvuru markasındaki "maxi" ibaresinin davacının mesnet markalarında da bulunduğu, getirilen "mek" ekinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/542, K. 2024/8329, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-542-e-2024-8329-k-e771559f505d