Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/467 E. 2024/8630 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/467
- Karar No
- 2024/8630
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/226 Esas, 2023/1704 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2021/192 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Türkiye'de ve dünyada "..." markası ile tanınmış olduğunu, 2005/47942 tescil numaralı "..." markasının müvekkili şirket adına tescilli olduğunu ve tanınmış marka olduğunu, davalının 2013/06088 numaralı "..." markasını 18 ve 35. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının yapmış olduğu bu tutumun kötüniyetli olduğunu, davalının piyasada ... olarak bilinen müvekkili markalarına ayniyet derecesinde benzer marka oluşturmak ve müvekkili üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, taraf markaları arasında aynilik derecesinde benzerlik olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturmakla birlikte haksız rekabet kurallarına da aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu "..." markasının müvekkili tarafından 2015 yılında tescil edildiğini ve bu anlamda marka hakkından doğan her türlü hakkın yegane sahibi konumunda olduğunu, davacı tarafın açtığı davanın müvekkilinin kullanımlarından 8 yıl, tescilinden ise tam 5 yıl sonrasına tekabül ettiğini, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı ve karıştırma ihtimali bulunduğu, davacının tanınmış marka iddiasını ispat edemediğini, davalının tescilinde kötüniyetli olduğuna ilişkin bir delil ve emare olmadığını, hükümsüzlük talepleri yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybı için sürenin tescil tarihinden itibaren başlayacağı, davalı markasının ise tescil tarihinin 06/02/2015 olduğu, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıya ait 2013/06088 tescil numaralı markanın tescilli olduğu 18.sınıfta "işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler", 35.sınıfta "ayak giysileri... ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde söz konusu emtialar yönünden sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı ve karıştırma ihtimali bulunduğu, dava tarihi itibariyle davalı markasının tescil tarihinin üzerinden 5 yıllık sürenin geçmemesi nedeniyle, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.