Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/444 E. 2024/8766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/444
- Karar No
- 2024/8766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/486 Esas, 2023/1716 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2021/12 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davacının ... Çeyiz unvanıyla 2012 yılından beri faaliyette olduğunu, davalı tarafın davacının annesinin çocukluk arkadaşının kızı olduğunu, defalarca davacının evine geldiklerini, sattıkları malzemelerin davacının işyerinde satılmasını istediğini, bilinçli samimiyet kurup işin inceliklerini öğrendiğini, daha sonra kötü niyetle davacının işyerine 300 metre uzaklıkta aynı sektörde işyeri açtığını, daha önce sektörle ilgisinin olmamasına rağmen bilgi birikiminden faydalandığını, şartları taşımadığı halde tasarımlar tescillediğini, davalıya ait 2017/05067 sayılı, “yelek” başlıklı 1 ve 2 nolu ve 2017/05073 sayılı “şalvar” başlıklı 1,2,3,4 nolu tasarımların yenilik içermediğini ileri sürerek 2017/05073 sayılı 3 ve 4 nolu, 2017/05067 sayılı 1 ve 2 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasarımların yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının 2017/05073 -3 ve 4 nolu tasarımlarının düşler atölyesi sosyal medya hesaplarında 12.03.2016 ve 10.09.2014 tarihinde yayınlanan şalvar görseller karşısında yeni olmadığı, yine davalının 2017/05067-1 nolu tasarımının 30.07.2017 tarihli görselde yer alan yelek tasarımı karşısında aynı görünüm özelliğine sahip olduğu, yeni olmadığı, davalının 2017/05067-2 nolu tasarımının düşler atölyesi sosyal medya hesabından 24/05/2016 tarihinde paylaşılan yelek karşısınında yeleğin formunun, kesim özellikleri ve süslemede kullanılan malzeme açısından ortak özelliğinin olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle tasarımların aynı olduğunun anlaşıldığı, davalının 2017/05073-3 ve 4 nolu tasarım ile 2017/05067-1 ve 2 nolu tasarımlarının yeni ve ayırt edici özellikleri olmadığından tasarımların hükümsüzlük şartları gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 2017/05073-3 ve 4 nolu tasarım ile 2017/05067-1 ve 2 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55 inci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.