Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/425 E. 2024/8822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/425
- Karar No
- 2024/8822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1586 Esas, 2023/1051 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/657 E., 2020/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan muhtelif kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi hesabının kat edilip ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı banka ile ile imzalanan kredi sözleşmelerinden sadece12.07.2012 ve 26.11.2013 tarihli kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, hesap kat ihtarnamesine konu ve icra takibine dayanak kredi sözleşmelerinde kefaleti bulunmadığı gibi asıl dava dışı şirketteki hisselerinin devrini müteakip sorumlu olduğu bir kredinin bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı ile dava dışı ... Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında muhtelif tarihlerde 10 yıl süreli çerçeve niteliğinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının 26.11.2013 ve 12.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak kefalet imzası bulunmakla birlikte 18.08.2015 tarihli 2.000.000,00 TL tutarındaki sözleşmede imzasının bulunmadığı, davalı ile davacı arasında elektronik ortamda yapılan yazışmalara göre davalının şirket hissesini devrederek şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle kefaletinin sona erdirilmesi talebinde bulunduğu, davacının ... Şubesi tarafından 12.12.2014 tarihinde yetkili organlarına iletildiği, ... Bankası A.Ş. İstanbul 1.Bölge Koordinatörlüğü tarafından talebin uygun görülerek davalının kefaletinin sonlandırıldığı, dava dışı şirkete kullandırılan 500.000,00 TL tutarındaki kredinin 27.04.2017 tarihinde, 262,03 TL bakiyesi olan kredinin 05.07.2017 tarihinde, 54.078,10 TL tutar üzerinden kat edilen kredinin 24.11.2017 tarihinde kullandırıldığı, söz konusu kredilerin davalının kefalet imzası bulunan genel kredi sözleşmeleri kapsamında olmayıp 2017 tarihinde kullandırılan yeni tarihli sözleşme kapsamında olduğu, davalının kefaleti olmayan sözleşme kapsamında kullandırılan yeni tarihli kredilerden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, hesap katına ve icra takibine konu asıl alacağa ilişkin dört kalem kredinin 27.04.2017, 05.07.2017, 24.11.2017 ve 24.11.2017 tarihlerinde kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, 2012 ve 2013 tarihli sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden devreden herhangi bir borç bulunmadığı, 27.04.2017 tarihinde kullandırılan kredinin geri ödeme planında ve bu kredi için düzenlenen başvuru formunda davalının kefalet imzasının bulunmadığı, takip konusu alacağın davalının kefaletinin bulunmadığı 18.08.2015 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine dayanak kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, davacı tarafça kredinin önceki tarihili sözleşmelere dayanılarak kullandırıldığı iddia edilse de bu konuda dosyaya ibraz edilmiş bir delil bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkini seyri, davalının bankaya yaptığı başvuru üzerine bankaca yapılan 2014 tarihli iç yazışma sonrası 18.08.2015 tarihinde yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalanması, takibe konu kredilerin bu sözleşme tarihinden sonra 2017 yılında kullandırılmış olması gibi hususlar dikkate alındığında davacının iddialarına itibar edilmediği, dosyadaki deliller yeterli olmakla davacı vekilinin banka yazışması hakkında araştırma yapılması gerektiğine ilişkin talebinin eldeki uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte davacının takip başlatmasında ve itirazın iptali davası açmasında kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.