Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/183 E. 2024/8048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/183
- Karar No
- 2024/8048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/99 Esas, 2023/1609 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/126 E., 2021/191 K. Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti ve tecavüzün önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, tecavüzün tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1982 yılında başladığı oluklu mukavva üretim faaliyetlerine sürekli büyüyerek devam etmekte olduğunu, sektöründe yarattığı itibar ve imaj neticesinde müşteriler tarafından tercih sebebi olduğunu, davacının 2005/17478 tescil numaralı “...”, 2015/48184 tescil numaralı “... AMBALAJ” ve 2018/121663 tescil numaralı “... AMBALAJ” markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edilmiş olduğunu, davalı şirketin 2017/23033 tescil numaralı “... ... AMBALAJ” markasını 35. sınıfta, 2018/11058 tescil numaralı “... ... AMBALAJ” markasını da 16 ve 35 numaralı sınıflarda adına tescil ettirmiş olduğunu, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğunun apaçık ortada olduğunu, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, zira davalı tarafın markasındaki “...” ibaresine vurgu yapmayarak tamamen “... AMBALAJ” ibaresine vurgu yapmasının adeta davacı şirketin ürünlerini satıyormuş izlenimi yarattığını ve davalının bu tutumunun iyi niyet ile açıklanamayacağını iddia ederek, davalı adına olan 2017/23033 tescil numaralı 35 numaralı mal ve hizmet sınıfında "... ... AMBALAJ" ve 2018/11058 tescil numaralı 16 ve 35 numaralı mal ve hizmet sınıfında bulunan "... ... AMBALAJ" ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, davacının tescilli markasına tecavüzün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının "... AMBALAJ" ibaresini içeren her türlü reklam, afiş, tabela, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin imhası ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 09.12.1997 tarihinde Aksaray ilinde kurulduğunu, faaliyet alanının ikamet amaçlı binaların inşaatı, katı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti, sanayide kullanım amaçlı plastik poşet, çanta, torba, çuval ve bunun gibi ambalaj malzemelerinin toptan ticareti olduğunu, Aksaray ili ve çevresinde “... AMBALAJ”, “... KÖMÜR” ve “... İNŞAAT” olarak farklı ticari dallarda yıllardır ticaret yapmakta olduğunu, itibarını sarsmadan yıllardır işbu adlarla tanınmış ve kendi müşteri çevresini oluşturduğunu, davacı markası ile davalının marka adlarının aynı olmadığını, sembollerinin değişik olduğunu ve coğrafi olarak farklı yerlerde ticari faaliyetlerinin devam ettiğini, davacının ise İstanbul ilinde ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, davalının davacı şirketi taklit etme gibi bir niyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin “... AMBALAJ” markasını tek kullanmadığını, ticaret unvanı olan “... Kömür İnş.Ambalaj Tarım Nakliyat San.ve Tic. Pazarlama Ltd. Şti.” şeklinde kullanımının olduğunu ve tescil edilen bir markanın içinde geçen kelimelerin üzerinde münhasır hak sağlanamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Mahkemece, TÜRKPATENT kayıtlarına göre dava konusu edilen 2017/23033 başvuru nolu markaya ilişkin başvuru işlemlerinin tamamlanmaması sebebiyle hükümden düştüğü, dolayısıyla dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir marka tescil başvurusu bulunmadığından bu marka yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalının markasal kullanımda “... AMBALAJ” ibaresini ön plana çıkarması şeklindeki eylemin davacının 2005/17478 tescil nolu “...+ŞEKİL” ve 2015/48184 tescil nolu “OĞUZAMBALAJ+ ŞEKİL” markası tescillerinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği" gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulüne, davacının dava konusu 2017/23033 tescil başvuru nolu marka yönünden olan davasının dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir marka tescili bulunmadığından usulden reddine, davacının dava konusu 2018/11058 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair davası yönünden talebinin kısmen kabulüne, bu markanın tescilli olduğu 16. sınıfta “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar” ve 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtialar yönünden talebin reddine, davalının davacı adına tescilli "... Ambalaj" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzün tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, "... Ambalaj" ibaresi taşıyan davalıya ait her türlü reklam, afiş, tabela ve ambalajın toplatılarak imhasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, marka hükümsüzlüğü davası ancak tescilli markalar için açılabilir. Tescil edilmeyen bir markanın hükümsüzlüğü için dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından ve hukuki yarar HMK’nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartlarından olduğundan, ilk derece mahkemesince 2017/23033 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davasıyla ilgili davanın usulden reddine karar verilmesinde ve davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, her iki taraf markasının 16. sınıfta tescilli oldukları aynı ve benzer emtianın tespit edildiği, her ne kadar davacının 35. sınıfta tescilli markası mevcut değilse de, davacının markasının 16. sınıfta tescilli olduğu malların satış için bir araya getirilmesi hizmetlerinin de davacının markasının tescili kapsamındaki bu mallar ile bağlantılı olduğu, davalının markasının bu mallarla ilgili 35. sınıf kapsamında müşterilerin malları satın alması için bir araya getirilmesi hizmetinde kullanılmasının da iltibasa neden olacağı, davalıya ait www.oguzkomurinsaatambalaj.com alan adlı internet sitesindeki marka kullanımlarının incelendiği ve "... AMBALAJ" ibaresinin ön plana çıkartılarak marka olarak kullanıldığının tespit edildiği, bu nedenlerle mahkemece davalının markasının davacının markalarının tescilli olduğu 16. sınıftaki mallar ve 35. sınıftaki müşterilerin bu malların elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleri için hükümsüzlük kararı verilmesinde ve davalının marka kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin 1inci fıkrası, 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi, 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.