Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1452 E. 2024/9219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1452
Karar No
2024/9219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1748 Esas, 2023/1547 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/427 E., 2017/49 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat başta olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları kapsamında yer alan mallar yönünden tescil edilmek istendiğini, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamasına, müvekkilinin markasının ayırt edici karakterinin ve itibarının zedelenmesine, markanın sulanmasına neden olacağını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'ın 2015-M-9238 sayılı kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2014/74074 sayılı “...” markası ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname(556 sayılı KHK)'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan malların aynı/benzer bulunmadığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında koşullarının oluşmadığı, taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturmadığı ve kötü niyetli de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede ve iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf malların davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer almadığı, bu itibarla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen koşullarının oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının 2014/74074 sayılı ve “...” ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının "..." ibareli markalarını mesnet göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2015-M-9238 sayılı kararının iptali ile tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddeleri . 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1452, K. 2024/9219, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-1452-e-2024-9219-k-80b7f5d47f51